Son İletiler
#92
Trans Kadın & Erkek / Neden Genellikle En Güzel Tra...
Son İleti Gönderen inci - 14 Haz, 2026, 02:19 Ö.STayland'ın trans kadınların (Tayland kültüründeki adıyla Katoey veya "Third Gender" - Üçüncü Cinsiyet) güzelliği ve görünürlüğü konusunda dünya çapında bir üne sahip olması tesadüf değil. Bu durum; kültürel, tıbbi, sosyal ve hatta genetik faktörlerin bir araya gelmesiyle açıklanıyor.
İşte bu durumun arkasındaki temel nedenler:
Kültürel ve Dini Kabul (Budizm)
Tayland nüfusunun büyük çoğunluğu Budisttir. Budizm inancındaki karma felsefesi, insanların geçmiş yaşamlarındaki eylemleri nedeniyle bu hayatta farklı kimliklerle doğabileceğini savunur.
Bu bakış açısı, trans bireylere karşı diğer birçok ülkedeki gibi sert, dini veya dogmatik bir nefret oluşmasını engeller.
Toplumda "günahkar" olarak görülmedikleri için, trans kadınlar çok erken yaşlardan itibaren aileleri ve çevreleri tarafından kabul görürler.
Erken Yaşta Geçiş Süreci (Bence en önemli etken)
Toplumsal baskının az olması, trans kızların kendilerini çok erken yaşlarda (genellikle ergenlik döneminden önce veya ergenliğin hemen başında) keşfetmelerine ve hormon tedavisine başlamalarına olanak tanır.
Ergenlik öncesi veya esnası başlanan hormon takviyeleri, ses tel kalınlaşması, geniş omuz yapısı veya belirgin yüz hatları gibi maskülen özelliklerin oturmasını engeller.
Bu durum, yetişkinlikte çok daha feminen ve doğal hatlara sahip olmalarını sağlar.
Tıp Sektörünün ve Plastik Cerrahinin Gelişmişliği
Tayland, cinsiyet uyum operasyonları (SRS) ve yüz feminizasyon cerrahisi (FFS) konularında dünya lideridir.
Ülkedeki cerrahlar, onlarca yıldır bu alanda uzmanlaşmıştır ve anatomik olarak en doğal sonuçları elde etmekte son derece başarılıdırlar.
Bu ameliyatların ve estetik prosedürlerin maliyeti, Batı ülkelerine kıyasla çok daha erişilebilir olduğu için kaliteli sağlık hizmetine ulaşmak kolaydır.
Genetik ve Etnik Yapı
Güneydoğu Asya (özellikle Tay) genetiği, genel olarak daha minyon kemik yapısına, pürüzsüz cilt dokusuna ve daha yumuşak yüz hatlarına sahip olma eğilimindedir. Bu doğal anatomik yapı, feminen bir görünüm elde etmeyi biyolojik olarak kolaylaştırır.
Medya, Görünürlük ve Sektörleşme
Tayland'da trans kadınlar sadece yeraltı dünyasında veya marjinal gruplarda yaşamazlar.
Bankalarda, kozmetik reyonlarında, modellik sektöründe, dizilerde (özellikle popüler Tayland dramalarında) ve her türlü hizmet sektöründe çalışırlar.
Miss International Queen gibi dünyanın en prestijli trans güzellik yarışmaları Tayland'da düzenlenir. Güzellik, bakım ve estetik bu kültürde çok büyük bir endüstridir ve trans kadınlar da bu güzellik standartlarını en üst düzeyde uygularlar.
Tayland'daki trans kadınların bu kadar estetik ve feminen görünmesinin sırrı; genetik avantajların, toplumsal hoşgörünün getirdiği erken tıbbi desteğin ve dünyaca ünlü estetik cerrahisinin bir araya gelmesidir.
Sorular
"Birçok yerde trans hakları elinden alınırken, Tayland'ın bunu Budizm ve kültürel hoşgörüyle sessizce çözmüş olması hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce hangi toplumsal model daha mı sürdürülebilir? Bunu başarmak için neler yapmalıyız?"
"Erken yaşta hormon kullanımı ve estetik ameliyatlarla elde edilen güzellik hakkında ne düşünüyorsunuz?
İşte bu durumun arkasındaki temel nedenler:
Kültürel ve Dini Kabul (Budizm)
Tayland nüfusunun büyük çoğunluğu Budisttir. Budizm inancındaki karma felsefesi, insanların geçmiş yaşamlarındaki eylemleri nedeniyle bu hayatta farklı kimliklerle doğabileceğini savunur.
Bu bakış açısı, trans bireylere karşı diğer birçok ülkedeki gibi sert, dini veya dogmatik bir nefret oluşmasını engeller.
Toplumda "günahkar" olarak görülmedikleri için, trans kadınlar çok erken yaşlardan itibaren aileleri ve çevreleri tarafından kabul görürler.
Erken Yaşta Geçiş Süreci (Bence en önemli etken)
Toplumsal baskının az olması, trans kızların kendilerini çok erken yaşlarda (genellikle ergenlik döneminden önce veya ergenliğin hemen başında) keşfetmelerine ve hormon tedavisine başlamalarına olanak tanır.
Ergenlik öncesi veya esnası başlanan hormon takviyeleri, ses tel kalınlaşması, geniş omuz yapısı veya belirgin yüz hatları gibi maskülen özelliklerin oturmasını engeller.
Bu durum, yetişkinlikte çok daha feminen ve doğal hatlara sahip olmalarını sağlar.
Tıp Sektörünün ve Plastik Cerrahinin Gelişmişliği
Tayland, cinsiyet uyum operasyonları (SRS) ve yüz feminizasyon cerrahisi (FFS) konularında dünya lideridir.
Ülkedeki cerrahlar, onlarca yıldır bu alanda uzmanlaşmıştır ve anatomik olarak en doğal sonuçları elde etmekte son derece başarılıdırlar.
Bu ameliyatların ve estetik prosedürlerin maliyeti, Batı ülkelerine kıyasla çok daha erişilebilir olduğu için kaliteli sağlık hizmetine ulaşmak kolaydır.
Genetik ve Etnik Yapı
Güneydoğu Asya (özellikle Tay) genetiği, genel olarak daha minyon kemik yapısına, pürüzsüz cilt dokusuna ve daha yumuşak yüz hatlarına sahip olma eğilimindedir. Bu doğal anatomik yapı, feminen bir görünüm elde etmeyi biyolojik olarak kolaylaştırır.
Medya, Görünürlük ve Sektörleşme
Tayland'da trans kadınlar sadece yeraltı dünyasında veya marjinal gruplarda yaşamazlar.
Bankalarda, kozmetik reyonlarında, modellik sektöründe, dizilerde (özellikle popüler Tayland dramalarında) ve her türlü hizmet sektöründe çalışırlar.
Miss International Queen gibi dünyanın en prestijli trans güzellik yarışmaları Tayland'da düzenlenir. Güzellik, bakım ve estetik bu kültürde çok büyük bir endüstridir ve trans kadınlar da bu güzellik standartlarını en üst düzeyde uygularlar.
Tayland'daki trans kadınların bu kadar estetik ve feminen görünmesinin sırrı; genetik avantajların, toplumsal hoşgörünün getirdiği erken tıbbi desteğin ve dünyaca ünlü estetik cerrahisinin bir araya gelmesidir.
Sorular
"Birçok yerde trans hakları elinden alınırken, Tayland'ın bunu Budizm ve kültürel hoşgörüyle sessizce çözmüş olması hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce hangi toplumsal model daha mı sürdürülebilir? Bunu başarmak için neler yapmalıyız?"
"Erken yaşta hormon kullanımı ve estetik ameliyatlarla elde edilen güzellik hakkında ne düşünüyorsunuz?
#93
Trans Kadın & Erkek / Ynt: Birleşik Krallık’taki Kur...
Son İleti Gönderen inci - 13 Haz, 2026, 09:21 Ö.SGerçek amaç gençleri koruma olsa keşke gençleri koruma gibi gösterip arka planında başka amaçlar yatıyor. Bazı avrupa ülkelerinde oy alma için kullanıyorlar.
intersex bireyler için ise bu durum geçerli değil çünkü bazı komplikasyonlar yüzünden bu ameliyatın yapılması gerekiyor.
Evet her yönden çok sıkı denetlenmeli geçiş süreci çok kolay olmamalı ama erken yaşta geçiş yapanların adaptasyonu çok daha kolay olduğu da görülmekte. Misal 44 yıl önceki ben ile şimdiki ben arasında aslında bir fark yok. Değişen sadece bilgi düzeyi istekler aynı.
intersex bireyler için ise bu durum geçerli değil çünkü bazı komplikasyonlar yüzünden bu ameliyatın yapılması gerekiyor.
Evet her yönden çok sıkı denetlenmeli geçiş süreci çok kolay olmamalı ama erken yaşta geçiş yapanların adaptasyonu çok daha kolay olduğu da görülmekte. Misal 44 yıl önceki ben ile şimdiki ben arasında aslında bir fark yok. Değişen sadece bilgi düzeyi istekler aynı.
#94
Trans Kadın & Erkek / Ynt: Birleşik Krallık’taki Kur...
Son İleti Gönderen Derya Deniss - 13 Haz, 2026, 08:23 Ö.S"Karşıt görüştekiler ise bu kısıtlamayı, geri dönüşü zor olabilecek tıbbi müdahalelerden gençleri koruma amaçlı bir "ihtiyatlılık ilkesi" olarak savunuyor." Şimdi burada çok haklı sebebler var, haklı sebebleri var @inci ... intersex bireylerin çocukluk halini düşün. Erkek adamın erkek oğlu olur dediler, bebekliğinde habersizce operasyonlar yaptılar bireye. yazık günah idi. Sonra uluslar arası kanunlarda bu durumda olanlara operasyonların yapılmaması gerektiği, reşit olunca kendi kararını verecek şeklinde düzenlemeler yapıldı.
kız çocuk yada erkek çocuk gibi yetiştiren ebeveynler var buda başka konu. Zorlamalar olabiliyor, göz önünde tutulmalı. Eğer mevzu trans birey ise eğer mevzu 19 undan yaş almamış gençler ise bunların kanun önünde reşit olmadıkları ve çocuk sayıldıkları unutulmamalıdır. Geri dönülemez hadiselerin kararı çocuğa teslim edilemez. Çok özel şartlar oluşmalı ve buna akademik bir kurul davet edilmeli yada dahil edilmelidir.
Yetişkin trans bireyler bile çevrelerinden etkileniyor, yanlış kararlar alabiliyor. Ben de buradan gireyim dedim konuya ki zenginleşsin başlıklar...
kız çocuk yada erkek çocuk gibi yetiştiren ebeveynler var buda başka konu. Zorlamalar olabiliyor, göz önünde tutulmalı. Eğer mevzu trans birey ise eğer mevzu 19 undan yaş almamış gençler ise bunların kanun önünde reşit olmadıkları ve çocuk sayıldıkları unutulmamalıdır. Geri dönülemez hadiselerin kararı çocuğa teslim edilemez. Çok özel şartlar oluşmalı ve buna akademik bir kurul davet edilmeli yada dahil edilmelidir.
Yetişkin trans bireyler bile çevrelerinden etkileniyor, yanlış kararlar alabiliyor. Ben de buradan gireyim dedim konuya ki zenginleşsin başlıklar...
#95
Ayrımcılık / 15-21 Haziran tarihlerinde “Tr...
Son İleti Gönderen inci - 13 Haz, 2026, 12:51 Ö.SHaziran ayının gelişi, dünya genelinde Onur Ayı kutlamalarını ve hak taleplerini beraberinde getirirken, Türkiye'de bu süreç her yıl olduğu gibi bir kez daha "baskı, yasak ve direniş" sarmalının merkezinde şekilleniyor. Bu yıl "Trans Tahayyül" temasıyla yola çıkan 12. İstanbul Trans Onur Haftası, devletin kamusal alanı trans bireylere kapatma politikası ile topluluğun görünürlük inadı arasındaki uçurumu bir kez daha gözler önüne seriyor.
"Trans Tahayyül": Geleceği Hayal Etme Cüreti
"Trans Tahayyül" teması, sadece bugünün zorluklarına karşı durmayı değil; trans bireylerin şiddetten uzak, eşit, adil ve özgür bir geleceği bugünden hayal etme (tahayyül etme) cüretini simgeliyor. Trans Onur Haftası Komiteleri, yaptıkları açıklamalarda valilik ve kaymakamlıklar tarafından getirilen etkinlik ve yürüyüş yasaklarının hiçbir hukuki ve anayasal dayanağı olmadığını, barışçıl toplanma hakkının gasp edildiğini ısrarla vurguluyor. Ancak resmi makamlar, "genel ahlak" ve "kamu düzeni" gerekçelerini ileri sürerek bu sesleri tamamen görünmez kılmaya kararlı bir tutum sergiliyor.
Sokaktaki Gerilim ve Münferit Hak İhlalleri
Bu kararlılık, Haziran ayının ilk günlerinden itibaren sokaklarda yer yer sıcak gerilimlerin yaşanmasına neden oldu. Demokratik haklarını kullanmak isteyen aktivistler ve topluluk üyeleri, en ufak bir görünürlük aracında dahi güvenlik güçlerinin sert müdahalesiyle karşılaşıyor. Nitekim Haziran ayı başında, sadece evinin balkonuna ya da kamusal bir alana gökkuşağı bayrağı astığı gerekçesiyle bir trans aktivistin karakola götürülmesi ve gözaltı işlemine maruz kalması, bu baskının ulaştığı absürt ve kaygı verici boyutu özetliyor.
Bayrak asmak gibi barışçıl bir ifade biçiminin dahi "suç unsuru" veya "kamusal tehdit" gibi lanse edilmesi, trans bireylere yönelik ayrımcılığın kolluk kuvvetleri nezdinde nasıl kurumsallaştığının açık bir kanıtı niteliğinde. Sokaklardaki bu ablukaya rağmen, aktivistler arka sokaklarda, alternatif mekânlarda ve dijital platformlarda bir araya gelerek seslerini yükseltmeye devam ediyor.
Sonuç: Sokakta Yazılan Direniş Tarihi
Türkiye'de trans bireyler, siyasi iradenin hedef gösteren söylemleri ve kolluk gücünün sokak yasakları arasında sıkıştırılmak isteniyor. Ancak 12. İstanbul Trans Onur Haftası'nın gösterdiği üzere, tüm bu gerilimlere, gözaltılara ve engellemelere rağmen trans hareketi geri adım atmıyor. "Trans Tahayyül", baskı ne kadar yoğun olursa olsun, trans bireylerin bu coğrafyadaki varoluş ve eşit yurttaşlık mücadelesinden vazgeçmeyeceklerinin sokakta yazılan canlı bir beyannamesi olmaya devam ediyor.
"Trans Tahayyül": Geleceği Hayal Etme Cüreti
"Trans Tahayyül" teması, sadece bugünün zorluklarına karşı durmayı değil; trans bireylerin şiddetten uzak, eşit, adil ve özgür bir geleceği bugünden hayal etme (tahayyül etme) cüretini simgeliyor. Trans Onur Haftası Komiteleri, yaptıkları açıklamalarda valilik ve kaymakamlıklar tarafından getirilen etkinlik ve yürüyüş yasaklarının hiçbir hukuki ve anayasal dayanağı olmadığını, barışçıl toplanma hakkının gasp edildiğini ısrarla vurguluyor. Ancak resmi makamlar, "genel ahlak" ve "kamu düzeni" gerekçelerini ileri sürerek bu sesleri tamamen görünmez kılmaya kararlı bir tutum sergiliyor.
Sokaktaki Gerilim ve Münferit Hak İhlalleri
Bu kararlılık, Haziran ayının ilk günlerinden itibaren sokaklarda yer yer sıcak gerilimlerin yaşanmasına neden oldu. Demokratik haklarını kullanmak isteyen aktivistler ve topluluk üyeleri, en ufak bir görünürlük aracında dahi güvenlik güçlerinin sert müdahalesiyle karşılaşıyor. Nitekim Haziran ayı başında, sadece evinin balkonuna ya da kamusal bir alana gökkuşağı bayrağı astığı gerekçesiyle bir trans aktivistin karakola götürülmesi ve gözaltı işlemine maruz kalması, bu baskının ulaştığı absürt ve kaygı verici boyutu özetliyor.
Bayrak asmak gibi barışçıl bir ifade biçiminin dahi "suç unsuru" veya "kamusal tehdit" gibi lanse edilmesi, trans bireylere yönelik ayrımcılığın kolluk kuvvetleri nezdinde nasıl kurumsallaştığının açık bir kanıtı niteliğinde. Sokaklardaki bu ablukaya rağmen, aktivistler arka sokaklarda, alternatif mekânlarda ve dijital platformlarda bir araya gelerek seslerini yükseltmeye devam ediyor.
Sonuç: Sokakta Yazılan Direniş Tarihi
Türkiye'de trans bireyler, siyasi iradenin hedef gösteren söylemleri ve kolluk gücünün sokak yasakları arasında sıkıştırılmak isteniyor. Ancak 12. İstanbul Trans Onur Haftası'nın gösterdiği üzere, tüm bu gerilimlere, gözaltılara ve engellemelere rağmen trans hareketi geri adım atmıyor. "Trans Tahayyül", baskı ne kadar yoğun olursa olsun, trans bireylerin bu coğrafyadaki varoluş ve eşit yurttaşlık mücadelesinden vazgeçmeyeceklerinin sokakta yazılan canlı bir beyannamesi olmaya devam ediyor.
#96
Trans Kadın & Erkek / Birleşik Krallık’taki Kurumsal...
Son İleti Gönderen inci - 13 Haz, 2026, 12:46 Ö.SSon yıllarda küresel ölçekte trans hakları üzerine yürütülen tartışmalar, özellikle Birleşik Krallık (İngiltere) ekseninde radikal bir kabuk değişimine sahne oluyor. Bir dönem LGBTİ+ hakları konusunda öncü adımlar atan ülke, bugün hem tıbbi alanda reşit olmayan gençlere yönelik uygulamaları kısıtlayan hem de kamusal alanların kullanımını biyolojik cinsiyet normlarına indirgeyen bir politika sarmalının içine girmiş durumda. Bu dönüşüm, tıp etiğinden insan haklarına kadar çok geniş bir yelpazede devasa tartışmaları da beraberinde getiriyor.
Tıbbi Dönüşümün Miladı: Cass Raporu ve Ergenlik Engelleyiciler
İngiltere'de trans gençlerin sağlık hizmetlerine erişimindeki en büyük kırılma noktası, çocuk doktoru Dr. Hilary Cass liderliğinde yürütülen ve kamuoyunda "Cass Review" (Cass Raporu) olarak bilinen bağımsız inceleme oldu. Reşit olmayan gençlerin cinsiyet uyum süreçlerini, özellikle de ergenlik engelleyici (puberty blockers) ilaçların kullanımını mercek altına alan bu rapor, mevcut tıbbi uygulamaların "zayıf kanıtlara" dayandığını öne sürdü. Raporun ardından Ulusal Sağlık Servisi (NHS), klinik protokollere müdahale ederek reşit olmayanlar için ergenlik engelleyici ilaçların rutin olarak reçete edilmesini kısıtladı veya askıya aldı.
Tıp dünyasını ve trans topluluğunu ikiye bölen bu hamle, hak savunucuları tarafından "gençlerin kendilerini gerçekleştirme hakkının ellerinden alınması" ve "psikolojik sağlık krizlerine davetiye çıkarılması" olarak yorumlandı. Karşıt görüştekiler ise bu kısıtlamayı, geri dönüşü zor olabilecek tıbbi müdahalelerden gençleri koruma amaçlı bir "ihtiyatlılık ilkesi" olarak savunuyor.
Mekânsal Ayrışma: EHRC'nin Haziran 2026 Kılavuzu ve Tuvalet Tartışması
Tıbbi alandaki bu daralma, çok geçmeden kamusal alanların ve günlük yaşamın en temel ihtiyaç noktalarının da kısıtlanmasıyla devam etti. İngiltere Eşitlik ve İnsan Hakları Komisyonu (EHRC), Haziran 2026'da yayınladığı yeni kılavuzla tartışmanın fitilini yeniden ateşledi. Yeni kılavuza göre trans bireylerin hastaneler, spor salonları, sığınma evleri ve tuvaletler gibi kamusal alanlardaki tesisleri "beyan ettikleri cinsiyete" göre değil, "biyolojik cinsiyetlerine" göre kullanmaları gerektiği savunuldu.
EHRC bu kararı "biyolojik kadınların güvenliğini ve mahremiyetini koruma" argümanıyla meşrulaştırmaya çalışsa da, sendikalar ve trans örgütleri bu karara çok sert tepki gösterdi. Hak savunucuları, bu kılavuzun hem trans bireyleri kamusal alanda doğrudan şiddet ve taciz riskine açık hale getirdiğini hem de pratikte uygulanmasının imkansız olduğunu vurguluyor. Sakallı bir trans erkeğin kadınlar tuvaletini kullanmaya zorlanması ya da tam tersi senaryolar, kararın toplumsal kaosa zemin hazırladığı argümanını güçlendiriyor.
Sonuç
Birleşik Krallık örneği, devlet aygıtlarının ve kurumsal yapıların trans bireylerin varoluş alanlarını nasıl hem tıbbi hem de mekânsal olarak daraltabileceğinin somut bir göstergesi. Tıbbi engeller ile mekânsal ayrıştırma politikalarının eşzamanlı yürütülmesi, önümüzdeki süreçte sadece Ada'da değil, tüm dünyada benzer muhafazakar politikalara referans olma tehlikesini barındırıyor.
Tıbbi Dönüşümün Miladı: Cass Raporu ve Ergenlik Engelleyiciler
İngiltere'de trans gençlerin sağlık hizmetlerine erişimindeki en büyük kırılma noktası, çocuk doktoru Dr. Hilary Cass liderliğinde yürütülen ve kamuoyunda "Cass Review" (Cass Raporu) olarak bilinen bağımsız inceleme oldu. Reşit olmayan gençlerin cinsiyet uyum süreçlerini, özellikle de ergenlik engelleyici (puberty blockers) ilaçların kullanımını mercek altına alan bu rapor, mevcut tıbbi uygulamaların "zayıf kanıtlara" dayandığını öne sürdü. Raporun ardından Ulusal Sağlık Servisi (NHS), klinik protokollere müdahale ederek reşit olmayanlar için ergenlik engelleyici ilaçların rutin olarak reçete edilmesini kısıtladı veya askıya aldı.
Tıp dünyasını ve trans topluluğunu ikiye bölen bu hamle, hak savunucuları tarafından "gençlerin kendilerini gerçekleştirme hakkının ellerinden alınması" ve "psikolojik sağlık krizlerine davetiye çıkarılması" olarak yorumlandı. Karşıt görüştekiler ise bu kısıtlamayı, geri dönüşü zor olabilecek tıbbi müdahalelerden gençleri koruma amaçlı bir "ihtiyatlılık ilkesi" olarak savunuyor.
Mekânsal Ayrışma: EHRC'nin Haziran 2026 Kılavuzu ve Tuvalet Tartışması
Tıbbi alandaki bu daralma, çok geçmeden kamusal alanların ve günlük yaşamın en temel ihtiyaç noktalarının da kısıtlanmasıyla devam etti. İngiltere Eşitlik ve İnsan Hakları Komisyonu (EHRC), Haziran 2026'da yayınladığı yeni kılavuzla tartışmanın fitilini yeniden ateşledi. Yeni kılavuza göre trans bireylerin hastaneler, spor salonları, sığınma evleri ve tuvaletler gibi kamusal alanlardaki tesisleri "beyan ettikleri cinsiyete" göre değil, "biyolojik cinsiyetlerine" göre kullanmaları gerektiği savunuldu.
EHRC bu kararı "biyolojik kadınların güvenliğini ve mahremiyetini koruma" argümanıyla meşrulaştırmaya çalışsa da, sendikalar ve trans örgütleri bu karara çok sert tepki gösterdi. Hak savunucuları, bu kılavuzun hem trans bireyleri kamusal alanda doğrudan şiddet ve taciz riskine açık hale getirdiğini hem de pratikte uygulanmasının imkansız olduğunu vurguluyor. Sakallı bir trans erkeğin kadınlar tuvaletini kullanmaya zorlanması ya da tam tersi senaryolar, kararın toplumsal kaosa zemin hazırladığı argümanını güçlendiriyor.
Sonuç
Birleşik Krallık örneği, devlet aygıtlarının ve kurumsal yapıların trans bireylerin varoluş alanlarını nasıl hem tıbbi hem de mekânsal olarak daraltabileceğinin somut bir göstergesi. Tıbbi engeller ile mekânsal ayrıştırma politikalarının eşzamanlı yürütülmesi, önümüzdeki süreçte sadece Ada'da değil, tüm dünyada benzer muhafazakar politikalara referans olma tehlikesini barındırıyor.
#97
Genel Haberler / Ynt: Duraklarda dikkat Etmeli.
Son İleti Gönderen inci - 13 Haz, 2026, 12:31 Ö.SHakim: Niye defalarca bıçakladın
Cevap: İlkokuldan beri aşıktım ama o bunu bilmiyordu yıllar sonra birden karşımda görünce panik yaptım.
Bizim ülkedeki sevgi anlayışına örnek.
Örnekleri arttırabiliriz. Bu hastalıklı kişilerle birlikte yaşayanlar var ve diğer hastalıklı kişiler kıskanmış ki dövmüş demek ki seni seviyor versiyonlarımız çok.
Cevap: İlkokuldan beri aşıktım ama o bunu bilmiyordu yıllar sonra birden karşımda görünce panik yaptım.
Bizim ülkedeki sevgi anlayışına örnek.
Örnekleri arttırabiliriz. Bu hastalıklı kişilerle birlikte yaşayanlar var ve diğer hastalıklı kişiler kıskanmış ki dövmüş demek ki seni seviyor versiyonlarımız çok.
#98
Ayrımcılık / Ynt: Biz bu yolun neresindeyiz...
Son İleti Gönderen inci - 13 Haz, 2026, 12:04 Ö.SLiyakat desem !!! evet aynen öyle @Derya Deniss bizdeki liyakat=tanıdık sistemine dayalı oluyor.
Nasıl eşini aldatan birisinin görevi almasına engel olmuyorsak dediğin gibi Filancanın, gay ya da lezbiyen olması kimseyi ilgilendirmemeli.
Nasıl eşini aldatan birisinin görevi almasına engel olmuyorsak dediğin gibi Filancanın, gay ya da lezbiyen olması kimseyi ilgilendirmemeli.
#99
Ayrımcılık / Ynt: Biz bu yolun neresindeyiz...
Son İleti Gönderen Derya Deniss - 12 Haz, 2026, 09:40 Ö.SHer bakımdan gerisindeyiz. sadece toplumumuz değil, tüm dünya gerisinde. İstisnalar oluyor ama kaide bozulmuyor maalesef. Zikredilen isimler duyulmuyor görülmüyor bilinmiyor.
Sosyal hayatın, çalışma hayatının içinde, ne yediğin, ne giydiğin, özel hayatın kimseyi ilgilendirmemeli. Ürettiğin değer ile anılmalısındır. Katma değerin var, var olmalı ve bununla anılmalı, yüceltilmeli, alkışlanmalısındır. Liyakat desem !!!
Filancanın, gay yada lezbiyen olması kimseyi ilgilendirmemeli. Bireyde bu yönde aptallığa, absürtlüğe düşmemeli.
Gerisi boş...
Sosyal hayatın, çalışma hayatının içinde, ne yediğin, ne giydiğin, özel hayatın kimseyi ilgilendirmemeli. Ürettiğin değer ile anılmalısındır. Katma değerin var, var olmalı ve bununla anılmalı, yüceltilmeli, alkışlanmalısındır. Liyakat desem !!!
Filancanın, gay yada lezbiyen olması kimseyi ilgilendirmemeli. Bireyde bu yönde aptallığa, absürtlüğe düşmemeli.
Gerisi boş...
#100
Kırmızı Koltuk / İçinizi Dökün / Ynt: Kısır döngüm
Son İleti Gönderen Derya Deniss - 12 Haz, 2026, 09:21 Ö.SAraştırmak zorunda kaldım. Başka bir konu altında da yazdığım gibi lgbt ortamında alfabede harf kalmadı demiştim...
Finseksüel, doğası gereği kadınsı olanlara (FİN), cinsiyetlerine ve/veya sunumlarına ilgi duyan birini tanımlar. Bu, finseksüel bireylerin kadınlara, kadınsı hizalanmış ve/veya kadınsı görünümlü non-binary bireylere ve potansiyel olarak kadınsı erkeklere ilgi duyduğu anlamına gelir. Finseksüellik, kadınlara ilgi duymakla eş anlamlı değildir; kadınsılığa ilgi duymaktır. Tanım böyle görünüyor.
Yeni harfi üretmeden önce cd kavramını biraz daha tercihsel olarak yontarsak aynı kapıya zaten çıkarız gibime de geliyor. Kadınsı kelimesinin altını çizerim burada. kadın olmayan kadına şeklen benzeyenlere hayran olmak gibi bişey. Bu fin seksüel olayında asla ve kata trans birey hayranlığı olamaz. Zira onlar kadınsı değil, kadındırlar.
Kendini kadınsı hissedenler zaten cd bireyler değil mi ? Rol model icabı bunu yapmıyorlar mı ? bakın yanlışım varsa düzeltin. Ben size demedimmi ? Alfadeki çoğu harf istisnalar hariç kadını sevmez. Kadınsıyı ve kendi yarattığı kadını sever. Sözüm meclisten dışarı ona tecavüz eder. Kadın hiçtir, kadınsı olan güçtür vardır.
Kadına ölüm, kadınsıya yaşam vadedilir bu harfte. Diğer pek çok harf de böyledir. Yadırgamam zira alıştım harflere. varlar derim kabul ederim. ne halt edeyim, ekibimi toplayayım, masa mı kurayım, on dört psikiyatris ile felseme mi yapayım.
Yetersizliklerin dışa vurumudur pekçok şey... Bunu düşün derim okuyan...
ne erkek olabildin aslan gibi kükredin ne de kadın. Diyemedin benden bi bok olmaz. olay budur
Finseksüel, doğası gereği kadınsı olanlara (FİN), cinsiyetlerine ve/veya sunumlarına ilgi duyan birini tanımlar. Bu, finseksüel bireylerin kadınlara, kadınsı hizalanmış ve/veya kadınsı görünümlü non-binary bireylere ve potansiyel olarak kadınsı erkeklere ilgi duyduğu anlamına gelir. Finseksüellik, kadınlara ilgi duymakla eş anlamlı değildir; kadınsılığa ilgi duymaktır. Tanım böyle görünüyor.
Yeni harfi üretmeden önce cd kavramını biraz daha tercihsel olarak yontarsak aynı kapıya zaten çıkarız gibime de geliyor. Kadınsı kelimesinin altını çizerim burada. kadın olmayan kadına şeklen benzeyenlere hayran olmak gibi bişey. Bu fin seksüel olayında asla ve kata trans birey hayranlığı olamaz. Zira onlar kadınsı değil, kadındırlar.
Kendini kadınsı hissedenler zaten cd bireyler değil mi ? Rol model icabı bunu yapmıyorlar mı ? bakın yanlışım varsa düzeltin. Ben size demedimmi ? Alfadeki çoğu harf istisnalar hariç kadını sevmez. Kadınsıyı ve kendi yarattığı kadını sever. Sözüm meclisten dışarı ona tecavüz eder. Kadın hiçtir, kadınsı olan güçtür vardır.
Kadına ölüm, kadınsıya yaşam vadedilir bu harfte. Diğer pek çok harf de böyledir. Yadırgamam zira alıştım harflere. varlar derim kabul ederim. ne halt edeyim, ekibimi toplayayım, masa mı kurayım, on dört psikiyatris ile felseme mi yapayım.
Yetersizliklerin dışa vurumudur pekçok şey... Bunu düşün derim okuyan...
ne erkek olabildin aslan gibi kükredin ne de kadın. Diyemedin benden bi bok olmaz. olay budur