Son İletiler

#1
Fikirsiz Neşriyat / Gönlümün Bahçesinde...
Son İleti Gönderen Nesly Su - Bugün, 06:06 Ö.S
Gönlümün Bahçesinde...

Gönlümün Bahçesinde Bir Tomurcuk Gülüm Yok
Gülüm olmuş ne çıkar ötecek bülbülüm yok
Estikçe içli rüzgar düşer bir kuru yaprak
Gönlüm hazana dönmüş baharım yok yazım yok

Aşkı dile getirsem kemanım yok sazım yok
Ben çaresiz garibim hiç kimseye nazım yok
Şu karanlık dünyada yapayalnız kalmışım
Sonu ne olur bilmem tutacak bir dalım...
..
.

...
..
.

...
..
.

...
..
.




#2
Fikirsiz Neşriyat / Doymadım Sana...
Son İleti Gönderen Nesly Su - Bugün, 05:55 Ö.S
Doymadım Sana
...
..
.

...
..
.
Doymadım sana, ağlarım
Ah ederek yana yana
Doymadım sana, ağlarım
Ah ederek yana yana
...
..
.

...
..
.
Geç buldum, çabuk kaybettim
Hicran oldu hayat bana
Hicran oldu hayat bana
...
..
.

...
..
.
Geç buldum, çabuk kaybettim
Hicran oldu hayat bana
Hicran oldu hayat bana
...
..
.

...
..
.
Ah, aldı felek çaresi yok
Acısın Allah bana
...
..
.

...
..
.
Geç buldum, çabuk kaybettim
Hicran oldu hayat bana
Hicran oldu hayat bana
...
..
.

...
..
.

...
..
.
...
..
.
#3
Kalemle Sohbetler / Ynt: Sohbet / Muhabbet Kafa Kı...
Son İleti Gönderen Nesly Su - Bugün, 05:32 Ö.S
Eğer hayatınızda gülen gözlerine hasret kaldığınız birini özlüyorsanız kaybetmek çok daha zordur.
İçinizden sürekli, "Bir daha böylesi gelmez" dersiniz.
Sebebi ne olursa olsun artık yanınızda olmayan ve elini tutamadığınız insanlar yüreğinizde derin bir sızı bırakır.
Alışırsınız elbet buna da.
Bıraksanız da kendinizi toparlarsınız.
Ama hayat her zamanki hızıyla akıp gitmeye devam eder.
Siz umutsuz görünmemek için çabalarken dost meclislerinde aldığınız her nefes biraz olsun ayakta kalmanızı sağlar. İçinizde taşıdığınız özlem hiç dinmese de zaman sizi yaşamın akışına yeniden karıştırır.
Yine de bazı gözler, bazı gülüşler ve bazı insanlar, insanın kalbinde silinmeyecek izler bırakır.
Kozanızdan çıkmak için yeniden ayağa kalkarsınız...
...
..
.
...
..
.

#4
Kalemle Sohbetler / Ynt: Sohbet / Muhabbet Kafa Kı...
Son İleti Gönderen Nadia - Dün, 10:37 Ö.Ö

Yanlış anlaşılmasın.
Kozaya da eyvallah , kelebeğe de tırtıla da...
Dostlarım eyvallah.
#5
Kalemle Sohbetler / Ynt: Sohbet / Muhabbet Kafa Kı...
Son İleti Gönderen Derya Deniss - 30 Mayıs, 2026, 10:15 Ö.S
sokakta ç<y içen geyleri gördüm, eksilmedim.
sokakta diğer el ele tutuşanları gördüm eksilmedim

tanrının ne verdiği güzellikleri yaşayağanlar varsa gördüm eksilmedim

siz değerli dostlar nerde düştünüz bilemedim.


aşkmı fazla geldi sohbetmi bilemedim


ben bilemedim.
#6
Kalemle Sohbetler / Ynt: Sohbet / Muhabbet Kafa Kı...
Son İleti Gönderen Nadia - 30 Mayıs, 2026, 09:52 Ö.S
Bilmek mutlu etmiyor.

Başta doğada kahpelik var.

Pozitif negatif sayılar ee ya sıfırı nereye soksak...
Hayvanlar anime seyretmiyor. Onlarda da var.
Kimya desen metaller var ama metaloidler de var.
.
.
.


Tanrı neden böyle yaratıyor ve insanlık neden yaratılanı kabul etmiyor ?

Yanisi ben kabul ettim. Elimi öptüm başıma koydum ama ömür geçti.

Şarkısı da yok bunun :)

Hoşgeldin @Derya Deniss


#7
Kalemle Sohbetler / Koza ve Kelebekleri
Son İleti Gönderen Derya Deniss - 25 Mayıs, 2026, 09:51 Ö.S
Bilirsiniz !..
Koza ve kelebek ilişkisi trans bireylerin anlamlı örneklendirmelerindendir. Arife tarif gerekmez misali anlatılır durur.

Fakat arif olmak biraz güç olduğu içindir ki kimse anlamaz bunu. Efendim ben Deniss in bir başka yerlerde çokca dalga geçilmiş, asla anlaşılamamış bir yazı dizisi vucut bulmuştur ki vakti zamanında, Mavi Yosun ile Derya-nın serüvenleridir anlatı konusu...

İç dengeden, kendini sevmekten, kavga etmemekten bahsederler karşılıklı atışma serüvenlerinde. Yazı dilime tekrar bir hatırlatma yapmak isterim ki kolay anlaşılsın. Ben deniss yazı dilimde özne yüklem fiil gibi sıralamalara önem vermem, yazıyı eğip bükerim. Kelime bükücü diye adlandırılan yazar gruplarındanımdır bilesiniz. Eğilir ve bükülür kelimelerim, anlayana...

Bizi biz yapan kozamızdır. Anadan doğma halin senin kozandır. Reddedilemez gerçeğindir. Kozadan çıkan kelebek yine sensindir. Ay garı olaydım bilemedim adam olaydım, dur şimdi ben bunla bi oynayaydım. İstediğin kadar oyna. Çal çal oyna. Seni sen yapan kozana ihanet, aslını inkar eden çingeneye benzer nezdimde. Yok daha neler deme. Hatta ister de ister deme. Kaplumbağa evini sırtında taşır. Yük gelmez ona taşıdığı. Utanmaz bundan. Senin evin, kozan, aslın ve kalkanın bu evdir. Yüz çevirirsen, kendini psikiyatride bulursun. işte kimi bundan dolayı bunalımda, buhrandadır. Mutsuzdur. Aslını inkar eder ve kavgalıdır.

Kelebeğin süsü renginden gelir. koza buna isyan etmez. Kelebek olacağınıda bilmiyordu zaten. Bilseydi ne fayda. Eğer sahtekarlık yaparsan, koza bunu bilseydi seni hiç doğurmazdı. Vitrinden konu mankenini çalmışsın. Peruğu kafasına geçirmişsin. Beğenmediğin kıçına çakma döt, minik göğüslerine silikon abartıları yerleştirmişsin. Birazda makyaj yapalım değilmi çakma mankene. Bu sahtekarlık mı desem, hastalık hali mi desem, fetişin önde gideni mi desem ? ne desem kalem... Ruhu nerde bunun diye sormazlar mı ? Bu hal, kozayada kelebeğede şahsına münferit kişiyede ihanettir.

Kozanı hatırla saygı duy. kelebeği gör yine saygı duy. Beni ben yapan mavi Yosun-dur. Deniss i deryaya salan mavi yosundur. İkiside birdir, tektir.

Şarkısı var mı bunun hemen bakalım...

Derya ya dalmışım ben, sığmam hiç odalara

#8
Gezi Rehberi & Seyahat / Ynt: Amerika'nın bir ucundan d...
Son İleti Gönderen inci - 22 Mayıs, 2026, 06:02 Ö.S
Çok zor bir mesleğe kadınlarımız her yerde işin içine girmiş durumda öyle uzaklara gitmeye gerek yok ülkedemizde de bu işi yapan yüzlercesi var.
#9
Trans Kadın & Erkek / Ynt: Ses Feminizasyonu Mümkün ...
Son İleti Gönderen inci - 22 Mayıs, 2026, 05:39 Ö.S
Önemli olan kendinle barışık olmak. Bugün ses feminizasyonu tam da bu yüzden var. Sadece toplumsal kabul için değil, bireyin aynadaki görüntüsüyle sesinin uyumlanıp kendi iç konforunu yakalaması için.
#10
Trans Kadın & Erkek / Ynt: Ses Feminizasyonu Mümkün ...
Son İleti Gönderen Nesly Su - 22 Mayıs, 2026, 05:31 Ö.S
Ben bunu ilk kez 90'larda geçen Amerikan yapımı bir filmin bar sahnesinde görmüştüm. Travesti ne demek elbette biliyordum ama görüntü tamamen bayan iken ses bildiğin köyden kente göçmüş Osman Ağa gibi çıkıyordu. Ortam şahane iken bu durum bana bayağı garip gelmişti bana. Üstelik sesle alakalı en ufak bir kasma da yoktu ablamızda.

Ve bu durum beni şu sonuca götürmüştü. Biz daha birçok şeyi aşamamışken, elin gavuru kendi alanındaki konforundan taviz bile vermeden "olduğu kadar, ben buyum" diyebiliyormuş.

Olur mu?
ileri seviye için "neden olmasın" dedirten hoş bir gelişmedir kanımca...