Hadi canım, sen de...

Başlatan Nesly Su, 26 Ara, 2024, 05:24 Ö.S

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Nesly Su

...
..
.

...
..
.

...
..
.

...
..
.

...
..
.

...
..
.

...
..
.

...
..
.

...
..
.

...
..
.

Buse Ostujk

Sanırım 90'lı yılların başı orta okul yıllarımdaydı .. Okula sıkış tepiş belediye otobüsü ile gitmek zorunda kaldığımız kış aylarında hani ortamın sıkış-tepiş olmasının vermiş olduğu gerginlikle bir dünya farklı ucuz parfümün insanların ter kokularıyla karışmasından ötürü öğüre öğüre kendimi en yakın durakta dışarı atıp istifra ediyorum diyerek heba olan ucuz kağıttan 4-5 santim boyundaki  otobüs biletim için üzülürdüm .. Bir kaç defa daha başıma bu istifra hadisesi gelince ; böyle olmıyacak diyerek bir sonraki ayın başında öğrenci pasomun üzerine aylık abonman bileti etiketi almıştım .. günde 2 defa binerseniz ayda 22 gün için 30 günlük ücret ödemek bir çoklarına saçma gelsede bazen 3-5 durakta bir otobüs değiştirir hatta hafta sonları otobüslerle gezerdim .. çocukluk işte ..

o zamanlar bile Ankara'nın denizi yoktu .. gerçi ikibinli yılların bi kısmında venediğe dönüşmeye başlamış diye anlatıyorlar lakin o günleri göremedim ..

Çukurlu yollar vazgeçilmezimiz ki otobüs şöförleri ''ahanda çukur'' nidalarıyla gaza biraz daha abanıyor gibi düşündürdü hep beni .. içeride izlemesi keyifli bir kaos efsanesi hakim o çukurlardan muzdarip .. sırf belediye otobüsleri yolculukları hakkında bu yıllarda ki insanlara mikrafon uzatsak her birinin anlatımı bir kitap projesi hatta belediye otobüs yolculukları hakkında sitkom dizi projesi bile çıkar yani ..

Derya Deniss

Kocunmayın güzel beyler,hanımlar
Alınıp ıncınmeyın
Patron gazetelerınde yüksek bır tirajdır koçero
Hükümet programında nakliyekun..
Kapitalist dış basında Nobellık roman
Politik sürtüşmelerde bi yılan hikayesi.

Diplomata sorarsanız
Turistik bir serüven
Kaymakama sorarsanız
"ahval-i adiye"den
Sosyeteye sorarsanız
Eğlenceli bir briç
Sorarsanız bezirgan filimciye
Gişelik bir senaryo
Sorarsanız bürokrata
Atatürk'ün gardrobuna
Tükürmüş biri
Hümaniste sorarsanız
Fransızca bilmeyen
Montenyi'den anlamıyan
Mitologya tragedya
Hümanizma helenizma
Hiçbirinden çakmayan
Bir yörüktür koçero
Ne anlar rönesanstan
Ne anlar restorasyondan

Sağcıya sorarsanız
Siktiret pezevengi
Solcuya sorarsanız
"ferman padişahın dağlar bizimdir"

Bütün bu sözlere ne denir ? Hadi canım, sen de...
Sadece kölelerin hayatı düzenli olur. Evet böyle olur diyecektim de sonradan vazgeçtim. Bugünü düşünme günü ilan edersem biriktirdiğim otobüsleri satabilir miyim? Düşündüm de kim alır ?

Baştan sorsalardı keşke. Bir ömrü bu boktan şeylere vakfedeceksin, ok mi ? Hadi canım sen de, demezmiydik. Ünlü Manisa tımarhanesi yoldaşları ile sokaktakilerin arasında bir fark var mıdır ? Şizofren bir akıllı ile ben gibi bir deli arasında ki tek fark hangi otobüse bindiğimiz midir ?

Dedim ya bugün düşünme günüm. Düşündüm taşındım bulamadım. Ne düşünmem gerekir acaba ? Şöföre sorsam, sen de bizimle mi geliyorsun desem, hadi canım sen de derse bana !!! Yıkılır mıyım acaba ?

Bağlayayım bir şarkıdan iki satırla @Nesly Su

Beni bu derde sen attın da
Kafam duman ...

:vay

Bir Yanım Mavi Yosun Çalkalanır Sularda

Nesly Su

Hani derler ya "karınca kaderince" diye, işte tam da o noktadan yola çıkacağım.
Elimizden geldiğince, dilimiz döndüğünce bu kazık bilmeceleri çözmeye çalışacağız.
Hayat, bazen bir karınca gibi küçük adımlarla ilerlediğimiz bir yolculuk. Her adımda yeni bir bilmeceyle karşılaşıyoruz ve bu bilmeceleri çözmek için başımızı kaşıyoruz. Ama ne yapıyoruz? Alışıyoruz. Tüm saçmalıklara alışmak, hayatın bize sunduğu en büyük becerilerden biri değil mi?

Saçmalıklara alışmak, hayatımızın komedisi olmuş artık.

Hayat diyoruz ya, işte hayat...

duygulum

Yamaşmüyüler. Nerenin dili ki bu? O zaman kaptana diyivereydin:" Kapıyı gıygaşuk bırak kaptan oksijen kalmadı, ölüvecez burda", diye siğirlenirdim ben olsam.