Alacak Verecek Meselesi

Başlatan ışık işçisi, 22 Mar, 2025, 11:17 Ö.Ö

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

ışık işçisi

Yaşamda bazen tekrar tekrar insanın önüne gelen olaylar vardır. Hatta bazen neredeyse bir ömür üstesinden gelinemeyen, çözüme kavuşamayan meseleler vardır. Sürer de sürer. Bitti derken, yeniden başlar. Sebepsiz değildir, tesadüf hiç değildir. Tamamıyla kaderi bir durum vardır orada. O iki insan, o olay, o durum bağlanmıştır birbirine bir icapla. Adeta bir düğüm atılmıştır oraya, çözsen çözemezsin. Çünkü bir alacak verecek meselesi vardır ortada.

Karşılıklı bir alıp verme hali, bir alışveriş durumu söz konusudur. Her iki tarafın da gelişimi için kaderi olarak bağlanmış düğümlerdir bunlar. Birbirlerini eğitiyorlardır aslında. Birinin gelişmesi gereken tarafı ile diğerininki çakıştığında, birlikte ortak bir deneyimi paylaşıyorlardır. Ortada bir ihtiyaç karşılaşması vardır yani. İhtiyaçlar birbirine denktir. Adeta bir deneyimin iki yarı parçasıdır. Zaten karşılaşma böyle olur, yoksa karşılaşma gerçekleşmez. Çünkü aslında insanlar değil, ihtiyaçlar karşılaşır.

Bir ihtiyaç diğerini çeker. Adeta bir manyetik alan olur aralarında. Ta ki o manyetik tesir bitene kadar da, o alandan çıkılmaz. Olaylar, deneyimler devam eder. Peki, ne zaman biter? İhtiyaç bitince, manyetik tesir de ortadan kalkar. İşte o zaman, deneyim son bulur ve adeta iki taraf da başka bir yöne savrulur gider. Artık bir arada durmaz çünkü çekim yoktur. Manyetik alan bitmiştir. Bir arada kalmak için bir sebep kalmamıştır ortada. Yani, iki ihtiyaç birbirine çekim alanı yaratır. Birbirini çeker. Evrenin neresinde olursa olsun, çeker. Çünkü uzaklık yoktur, mesafe yoktur. Sadece bir çekim vardır.

İhtiyaç, ihtiyacı çeker. Tıpkı bir mıknatıs gibi kenetlenir birbirine. Derken bir gün, artık geriye hiç ihtiyaç kalmadığında, yani ihtiyaçlar karşılandığında, tesir giderek zayıflar ve manyetik alan yok olur. İhtiyaç sonlanınca, alan da ortadan kalkar. Ve taraflar savrulur. O savruluşun önüne geçilemez. Durdurulamaz, kopar gider bağ. Tıpkı başlangıçtaki düğümün de koparılamadığı gibi. Çünkü yasalar, evrensel prensipler böyle çalışır.

İnsan, yaşamda karşısına çıkan olayların içinde bir eğitim görür. Yaşadığı deneyimler ile türlü haletler yaşar. Böylece öğrenir, büyür, varlığını genişletir. Ve onun bu gelişimine yardımcı olacak olaylar, her zaman kaderi olarak karşısına çıkar.

asliofficial

her zaman dediğim sözüm vardır. " hayat bir aynadır."

Nesly Su

Nesly der ki:

Yaşamın içindeki tekrarlar tesadüf değil, davettir aslında.
Ruhun öğrenmek, büyümek, genişlemek için yaptığı bir çağrıdır.
Aynı olayın, aynı kişinin, aynı hissin döne döne karşımıza çıkması boşuna değildir.
O bir öğretidir. Biz hazırsak, bize kendini gösterir; değilsek sessizce bekler, bir sonraki döngüde tekrar gelir. Çünkü evren sabırlıdır, ama asla unutmaz...