Kadınlığı ve Kendimi Keşfetmeyi Kucaklamak

Başlatan Derya Deniss, 15 Şub, 2025, 01:04 Ö.S

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Derya Deniss

Her şey iç çamaşırlarına, sutyenlere ve iç çamaşırlarına karşı derin bir ilgiyle başladı. İlk başta pek
Bu eki görüntüleyemezsiniz.
önemsemedim. Bir şeyler denerdim, anın tadını çıkarırdım ama aynı zamanda üzerimde ne kadar komik göründüklerine gülerdim. Nasıl giyineceğimi, kendimi nasıl şekillendireceğimi ya da bu yanımı nasıl ifade edeceğimi bilmiyordum. Ama bir şey beni geri çekmeye devam etti.

Zamanla bu merak daha fazlasına dönüştü. Odak noktamı sadece iç çamaşırı giymekten, kadınlığı gerçekten somutlaştırmanın ne anlama geldiğini keşfetmeye kaydırmaya başladım. Sadece seksi görünmekle ilgili değildi; iyi görünen ve iyi hissettiren bir kadın olmakla ilgiliydi. Zarafet, şıklık, özgüven gibi her yönünü kucaklamak istiyordum.

Yolculuk bir gecede olmadı. Küçük başladım, makyajın temellerini öğrendim, farklı stiller denedim ve bana en çok yakışan kıyafetlerin hangileri olduğunu anlamaya çalıştım. Her adım kendi zorluklarını ama aynı zamanda beklemediğim bir neşe ve tatmin duygusu da getirdi. Kendimi saatlerce makyaj teknikleri uygulayarak, moda ipuçları araştırarak ve kendimi otantik hissettirecek şekilde nasıl sunacağımı keşfederek buldum.

Beni en çok şaşırtan şey, bu süreçten ne kadar keyif aldığımdı. Sadece nihai sonuçla ilgili değildi; öğrenmek, büyümek ve kendimin bu tarafıyla bağlantı kurmak için harcadığım zamanla ilgiliydi. Bunu ne kadar benimsersem, hayatımı ne kadar zenginleştirdiğini o kadar fark ettim. Travestilik bir hobiden daha fazlası haline geldi; bir kendini ifade etme biçimi, kimliğimi keşfetmenin bir yolu ve tüm güzelliğiyle kadınlığın bir kutlaması oldu.

Geriye dönüp baktığımda, ne kadar yol kat ettiğime şaşırıyorum. İç çamaşırlarını garip bir şekilde denediğim o ilk günlerden şimdi kendi tenimde rahat hissetmeye kadar, bu yolculuk dönüştürücü oldu. Bana olduğum kişiyi benimsemeyi, süreçten keyif almayı ve otantik bir şekilde kendim olmanın güzelliğini kutlamayı öğretti.

Kendi yolunu keşfeden herkese şunu söylemek isterim: acele etmeyin, yolculuğun tadını çıkarın ve kendiniz olmaktan korkmayın. İster travestilik olsun, ister başka bir kendini ifade etme biçimi, önemli olan seni mutlu eden şeyi yapmaktır.



Yolculuğum hayatımın çok daha ileri bir döneminde başlamış olsa da benzer bir yol izledi. Cinsiyet
Bu eki görüntüleyemezsiniz.
disforisi teşhisi konana kadar çapraz giyinmeyi denemeye hiç başlamadım. Benim için bu, teşhisi kanıtlamanın veya çürütmenin bir yoluydu. Senin gibi ben de sadece bunları denemekten zevk aldığımı değil, aynı zamanda sonuçlardan da çok memnun olduğumu fark ettim. Ondan sonra, "bu benim!" fikrini benimsedim.

Artık asla geri dönmeyeceğim.

Ne demiş, ne demiş ? Bunları yazmışlar.
Ben de bir başka konu altına şunları yazmışım;
Sadece güvenli bir yerde sızlanabilmenizi / içini dökebilmenizi sağlamakla kalmıyorlar, aynı zamanda size perspektif de kazandırabiliyorlar. Durumu başka bir bakış açısından görmenize yardımcı olabiliyorlar ve bu da anlayışınızı geliştiriyor.

Konu güzel, yorumlar harika. Benim de paylaşmamın en önemli sebebi hemen yukarıda ki yorumdur. Yani ne kadar sızlanırsak bir diğeri buradan o kadar çıkarım sağlayacaktır SU Halkı.

Buyrun, sızlanın efendim, emin ol işe yarayacaktır. Teşekkürler.
Bir Yanım Mavi Yosun Çalkalanır Sularda

Buse Ostujk

Konu Alıntımı ? sizin anlatımınız mı ? bilemedim ..

Lakin Başlangıcımı nasıl doğru ifadelerle anlatabilirim bilmiyorum .. En doğru kelime aslında ''benim için asla başlangıç olmadığı'' olabilir .. kendi benliğimi keşfettiğimde ki şaşkınlığım ve ben kimim endişesi , korkularıydı daha çok yolun her aşamasında .. neden ben böyleyim soruları ile kısacık ömrümün yarısında üzülüyordum kendim için ..

Çok küçümen ilkokula gitmediğim yaşlarda Ana sınıfı veya kreş öncesi dediğim yıllardan anılarımdan atamadığım kesik hatıralarım var .. Çocukluğunuzda bir aile büyüğüne veya bir rol modelinizi örnek aldığımız oluyordur ama bende bu yoktu ..

Bir anımı şöyle hatırlıyorum .. Hayal dünyası zapdedilemeyen zıpır çocukluk yıllarımda ebeveynlerimin odasında ağır yorgan , hurç , battaniye gibi bir yüklüğün altında bir sandık keşvettiğimi biliyorum .. Lakin o sandığa ulaşabilmek için minnoş bedenimle o hengameyi nasıl aşağı indirdiğim ve korsan hazinesi keşvetmişcesine o sandığın içindekilere nasıl ulaşabildiğimin görüntüleri yok bende .. Anne baba memur olduğu için evde benimle ilgilenen yoktu .. belki de sonradan farkettiğim hurç , yorgan , battaniye yığını ben o sandığı keşvettiğimde üzerinde değildi .. Bilemiyorum .. Çünkü o hengameyi minnoş ele avuca sığmayan bişeyken yerinden kaldırabilmem yada geri tekrar üst üste koyabilmem imkansız yani ..

Eskilerin zamanında çocuk dünyaya gelmeden öğle ultrason ile hadi bi koşu öğrenip soralım hastahanelere gibi bi dertleri yokmuş .. bebek kız mı olucak , erkek mi ? bilinmezliğinde yakın aile , iş , eski arkadaşlarınız doğum öncesi kıyafetler alıp bebeği olucak aileye hediye ederlermiş .. işte kimisi tulum , patik , eldiven , mama önlüğü derken ; kimisi de 3-5 yaşına kadar giyebileceği bebek kıyafetleri hediye ederler .. lakin bir birini tanıyan arkada ortamlarında konuşulan konulardan biride siz erkek için alın , biz kız çocuğu olursa diye şunu alalım sohbetleri olurmuş .. haliyle evin çeyiz sandığı köşesinde bu alınanlar tüm eş ,dost , akraba merakı ile birlikte sandık içine bebek dünyaya geene kadar istifleniyor ..

Bu hediyeleşme konusunun bir tık farklı versiyonunda da yeni evlenenlere ''borcam tepsisi'' hediye edilir .. kutusu açılmamış 50 yıllık borcam kutusu her yeni evlenen yada ev alana elden ele kutusu açılmadan taşınır ya .. heh işte çocuk dünyaya geldikten sonra kız/erkek çocuk merakı son bulunca bu benim korsan sandığı olarak adlandırdığım sandık içinden fazlalık veya kullanılamıyacak hediyelik bebek çocuk kıyafetleri yeni doğacak bir başka çocuk haberi ile elden ele taşınmaya devam eder ..

agucuk , mugucuk derken ayaklandığım o taytay dönemlerimden atlattıktan sonra ben git o korsan sandığını bulmayayım mı ? Ebeveynlerimin devlet memuru olduğundan işten eve dönüş saatini de kavrayarak o sandığın iine dalıp bedenime uygun kız çocuğu kıyafetlerinden bir kaçını deniyerek ''bu gün çay partime ne giysem'' şebekliklerimi hatırladıkça halen tebessüm ederim .. kıçına terlik vuramaya kıyamayacağınız 2 bilemedin 3 karış boyun var senin şebelek .. ailenin geliceği saatlerin algısı ,, geri yerine düzenli katlayıp koyarken aman yakalanmıyayım diye pişmanlığımdan zırıl zırıl ağlıyarak çektiğim çilelerden ufak tefek kopuk sahneler işte ..

Mevzu çok uzun yıllar yılları kovalayan yalnız kalma hevesi ile bu yalnız kaldığım saatlerde tamamen naturel bir kız çocuğu ilerleyen dönemlerde bayan olabilmenin özetle dışarıdan hiç kimsenin anlayabilmesine fırsat tanımamak için çabalarım çoook küçümen yaşlarımda başlamıştı ..

Ben neyim ? ne değilim'i öğrenmeye başladıkça kahroluyordum daha çok .. travesti kavramına gösterilen imaj ve toplum bakış açısı , algıları ve hoş gösterilmemeye çabalayan basın yayın organlarınında olağan dışı çaba ve performansı sayesinde güvensiz , ürkek biri olarak yeşerdim diyebilirim .. ama sosyal olabilmek ve kendimi espirilerimn arkasında gizleyerek yalan söylemeden doğruyu flu olarak çevremdekilere çarpıtmam sayesinde ''Ben böyleyim nolcak'' tribimle bu günlere kadar hayat mücadelesi verdim diye düşünüyorum az , çok işte ..

Derya Deniss

Bir CD/Transvestiyer ile bir transgender iki kişinin sohbeti diyelim. Alıntı tabi. İkisi de Amerikalı...

Travesti kelimesi transvestiyer kelimesinden sokaklara yansıyan bir kısaltma bildiğim kadarı ile. Amacının dışında söylenmiş olduğu kadar amacının dışında da kullanım alanı bulmuştur.

Sohbetleri iyi ve doyurucu idi üstte geçen konuda. Zaman içinde nasıl bir performans sergiledikleri ve kendilerini hangi çabalarla geliştirdiklerini özetlemişler. Ortaya giyinmekten başka bir şey çıktığını tek tek anlatmışlar. Umarım bizim topluluk üyeleri de bu gelişmeyi gösterir. Eksik olanlar için yazdım tabiki... Gidereceklerdir.

Giyinmek bir manifestodur, bir eylemdir. Dışa vurumdur. Ruh halleri kişiden kişiye değişmekle beraber genel görüş şudur: Ben bir erkeğim, cross dressing yapıyorum. Budur. İçini kim ne şekilde doldurur bunu bilemem.
Transgender bireyler cross dressing yapmazlar.

Bahsi geçen kişiler keyif aldıklarını itiraf etmişler ama sonrasında başka bir boyuta evrilmişler. Anladığım budur. Giyim kuşam hiç kimsenin cinsel kimliğini değiştiremez. Bu bir kozmetiktir. Kimi için SI dır kimileri için se SI kelimesinin yok edilişidir. Nereden bakılırsa bakılsın, manifestodur.

Bir isyan, bir insan diyerek bağlayayım  :?

Bir Yanım Mavi Yosun Çalkalanır Sularda

Hızlı Yanıt

Not: Bu ileti bir moderatör tarafından onaylanmadan görüntülenmeyecektir.

Adı:
E-Posta:
kısayollar: göndermek için alt+s veya önizleme yapmak için alt+p'ye basın