Tekstilci ..

Başlatan Buse Ostujk, 24 Nis, 2025, 04:35 Ö.S

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Buse Ostujk

Deep note : Burada betimleyeceğim gerçek yaşanmışlığı olan ve farklı platformlarda sohbet ettiğim insanların bana kişisel olarak ben sormadan farklı zamanlarda anlattıkları anıları sizlere paylaşmak istedim .. Malesef ki ben yaşamadığım için benim yazdığım hikayeye dönüşüyor .. Bu yüzden hikayenin esas kahramanlarından biri şayet gelir de o olay öyle değil , bu şekilde cereyan etti diye betimlerse de kusuruma bakmayın .. uzun yıllar geçti bu konu üzerine .. hani aynı zamanda yada aynı platformda da değil çok farklı zamanlarda kendileri ne anlattılar ve bende ne ne kadar kaldı diye detaylı anlatımda bulunamayacağım .. Bir de isimleri hiç bir şekilde hatırlayamıyorum , o yüzden sallamasyon tutturucağız artık ..

Ben genelde insanlarla sosyal medyada iletişim kurarken çok ince eleyip sık dokurum .. daha doğrusu hatalar yapa yapa önlemler almaya başladığım için bu böyledir .. bu konulara çok değinmek istemiyorum ama eskilerde bir çoğu sosyal medyada ilk zamanlar kendi gibi çapraz giyinen yada feminen giyim tarzını kendini yakıştırabilen insanlarla tanışmaya başlıyordu .. Kimi sizi önce arkadaş olarak ekliyor .. kimi de fütursuzca direk özel mesajdan cinsel tercihlerinizi soruyordu .. Hal hazırda zaten tercihlerim söz konusuysa her hangi bir cafede , barda insanlarla çok rahat iletişim kurduğumdan bana sosyal medyada aramak her zaman itici ve iğrenç bulduğum bir süreçtir .. Genelde insanlar paylaştığım resimlerden beni uçuk kaçık bir biyolojik kadın zannederler tabi daha feminen gözükebilmek ve dışarıda sıradan biyolojik bir kadından farklı ve aykırı gözükmeyecek kıyafetler ile düdük gibi gözükmemeleri hususunda tavsiyeler veriyordum ..

Bir gün sohbet arkadaşlarımdan biri selam vererek bir iş bulduğunu özel bir firmada muhasebeci olarak işe başlayacağından bahsediyordu .. Bana ilginç gelmesede arkadaşımı tebrik ederek sohbeti devam ettirdim .. Lakin yazdıkları bizler gibi insanların içini ısıtacak insani bir şey olmaya başlamıştı .. Patronu kendisi ile iletişime geçmiş .. yaşadığı şehre taşınırsa kendisine asgari ücretten fazla bir maaşla çalışabileceğini ve hatta giyinmek istiyorsa da ofisinde dolabında kendine yakışabilecek bayan kıyafetlerini , ayakkabı ve peruğunu bulundurabileceğinden bahsetmiş .. Lakin patronun tek şartı var .. kesinlikle normal bir ofis çalışanından farklı gözükmemesi gerekiyor .. Yani porno film kaçkını hizmetçi , sekreter gibi fantazi kıyafetleri değil .. kendisine yakıştırmalı öncelikle .. Tabi bu hususta benden tavsiyeler istemeye başladı .. işte 3 kıyafet olmaz , en azından 8-10 farklı varyasyonlar olmalı , fizyolojik ölçülerine uyum sağlıyabileek şekilde bol ve tek parça kıyafet olmamalı vs.. tabi beni de tavsiye edebileceğini söylesede ben bu işin altından bir bit yeniği çıkar diye kibarca red etmiştim ..

Aradan epey bir kaç ay geçti .. yine farklı bir platformda bu sefer beni biyolojik bayan zannederek sohbete başlayan Trans sex işçisi birisi ''iki arkadaş olarak bi adamla konuştuk'' diye söze başladı .. ''anlıyamadım'' diyerek cevap verdiğimde detayları anlatmaya başladı .. istanbulda merkezi bir kafede oturup detayları konuşmak istediğini ve normal bir iş yapmak istiyorlarsa seve seve yardımcı olacağından bahsetmiş .. Tabi aynı kişi olup olmadığını ilk etaplarda algılayabilmem fazla imkansız yani .. Masraflarının çok olduğundan gündüzleri iş bulamadıklarından , ameliyat masraflarından , görüntü ve ses farklılığından ötürü sürekli dışlandıklarından , ''sen biyolojik kadınsın bize sen gibi itibar gösteremezler'' sözleriyle muhabbet devam ediyordu .. Patroncağızın ilk görüşmesi olumlu geçmiş derken bizimkiler için maaş tatmin edici gelsede şartlarında mesaide çalışmak istemedikleri ve gece vardiyasında asla çalışmıyacaklarından bahsediyorlar .. Sebebi de bu hayatın zor olduğunu ilerleyen zamanlarda sex işçiliğine devam etmemek için şu sıra kazanabiliyorken çok kazanarak birikim yapmak zorunda olduklarından bahsettiklerini anlattılar .. Adam başta yüzünü ekşitsede hak verdiğini düşündürmüş bizimkilere .. Tabi patronlarının tek şartı iş yerinde safsaklamamaları , örnek hanım hanımcık takılmaları gerektiği , kendileri gibi çalışan insanlara da bu iş yerinde ve sektörde rahat olabileceklerini göstermelerini istediğinden bahsettiler .. O zamanlar bu tarz tutum ve hoş görüde yaklaşan birini canı gönülden tebrik ediyorum diyebildim ..

konu bu trans arkadaşların zamanla uzak kalmaları ile soğudu gitti ..


Facebuk sitesinden daha yeni yeni ''CD'' ibaresi görmeye başladığımız yıllarda bir kaç tanesi ile uyum sağlayarak konşmaya başlamıştım .. Ben kimseyi eklemiyordum lakin ondan ona profilimi bir birlerinde görerek bana sayısız arkadaşlık teklifi geliyordu .. Dedim ya sohbeti ile uyum sağladığım bir kaçından bu ifadenin ''Crossdresser'' olduğunu öğrenmiiştim .. Arsız sex amaçlı diyalog kurmaya çabalayanlardan her zaman kaçındığım için sohbet canlısı olanlarla iletişim kuruyordum .. uzun sohbetlerimiz sonrası biri ile diyaloğumuz baya uzun uzadı aylar , yıllar geçtiğinde bana daha bir sıcak ve kendi kişisel hayatından bahsediyordu .. Asla kimseye kimsin , nerede yaşıyorsun , mesleğin nedir gibi kişisel sorular sormasamda zamanla birbirine güven duygusu ile bana açılan çok insan oluyordu .. Bunlardan biride inşaat işçisi olduğundan bahsediyor ve yaptığımız görüntülü konuşmalarda inşaat içerisinde bir yerde kamera açarak zaman zamanda giyinerek sohbet ediyordu .. Çalıştığı inşaatta durumunu fark eden birisinin başlarda tacizle sonraları ise giydirerek istesede istemesede ilişki yaşamak zorunda olduğunu ve bunu işsiz kalıpta aç kalmamak için mecbur olduğundan yapmak zorunda olduğu düşüncesinde olduğunu anlatırdı .. derken bir gün Atölye işleten birinin istiyorsa yanında çalışabileceğini kendisine dokunmayacağını zaten yanında trans yada bizim gibi bireylerinde çalıştığından bahsettiğinde bende ufak bir ışık yandı .. Tabi bu anlattıklarım bölük pörçük konuşuyoruz birkaç güne yada haftaya .. Bir şekilde bu Atölye sahibi ile görüşmüş , teklif edilen maaşın asgari ücretten fazla olduğunu amelelikle inşaatlarda zorbalandığını , ben yapmasam tecavüz etmelerinden iyidir mantığında ilişki tekliflerini rededemediğinden bahsetti .. Haliyle içi acıyor insanın , hiç yüz yüze gelemediğimiz insanlar için üzülüyoruz .. Ben konuyu biraz daha zorladım .. isimlerini şuan net hatırlayamasamda şu an ''feride ve pakize'' diye adlandıracağım iki tarnsı sordum işe başladığında .. tabi birinin adını doğru söylerken diğerini ''kıvırcık'' diye sallamıştım .. bizim cd arkadaş düzelterek doğru ismi yazdı ve ikisinin gündüz vardiyasında çalıştıklarını bu şekilde bizler gibi 8-10 kişinin daha Tekstil atölyesinde çok muhabbet etmeden herkesin işinde gücünde olduğundan bahsetti .. Kendisi gece vardiyasındaymış .. gündüzde çalışan trans ve cd bireyleri çok güzel ve alımlı olduğundan , oradaki genç kızların bir çoğundan daha da görsel olarak güzelliklerinden bahsediyordu .. ''tıpkı sen gibiler , konuşmasalar hiç kimse anlıyamaz'' sözlerini de yineliyordu .. Patronun tek şartı gizliliği ve bu yüzden seçici olmak zorunda olduğundan her konuşmamızda bahsediyordu .. istanbul'da olduğunu bu inşaat ustası cd arkadaşımdan öğrenmiş bulundum ama oda hangi ilçede olduğunu falan söylememiş , ben de merak ederek sormamıştım ..

gel zaman git zaman bir çok platformdan hiç sebep yokken ayrılmıştım .. Yine farklı bir platformda cd veya trans olmayan biyolojik sıradan erkek olan biri ile havadan sudan sohbet ederken dert yanmaya başladı .. Uzun bir süre Tekstil Atölyesi işlettiğini ve Atölyede son bir kaç senesinde cd ve tarns bireylere olanak sağlıyarak işe aldığını .. Başına ne dertler açıldığından bahsetti .. Tabi ben bizimkileri az çok unutmuştum .. Benim bildiğim , daha doğrusu bana bahsedilen 8-10 kişi diye anımsadığım konuyu bu adamcağız sayısız diye anlatıyordu .. içeride gay , eşcinsel ayırt etmeksizin işinde gücünde olmak isteyen herkese ekmek kapısını açmış haliyle bunlara karşıda gizliliğini ortadan kaldırıyor .. işe aldığı tarns bireylerden birisi madde bağımlısıymış , çok konuşmaz işinde gücünde takılıyormuş lakin iş çıkışı diğer hayatın zorluklarına katlanabilmek için geçmişinde kullanmaya başladığı bu illete hayır diyemiyormuş .. bir gün bir kolu sarılı , başka bir gün yüzü gözü mor , bazen 2-3 gün işe gelmez , sorulduğunda dürüstçe nezarete atıldığından faan bahsedermiş .. bir gün yine iş yerinin kapısına polisin gelipte kendisi ile görüştüğünde bu kişiyi sormuş polis .. ieride güler yüzlü bir çalışan olmasada sessiz , kimseyle muhattap olmayan birisi olduğundan biz tercihlerine karışamayız diyerek polise konuştuğundan bahsediyor .. sonunda yaklaşık bir hafta işe gelmediğinden muhasebeciye aratıyor ve bizimkisi bir daha gelmek istemediğini söyleyince '' benim bu sözün üzerine yapabilecek bir şeyim yok'' dedi .. haklıydı , yalvarıcak hali yok adamcağızın , sonuçta kapıyı açsa da psikolojik olarak bir çabaya giremezdi ..

Başka başka Translardan bahsediyordu .. ''Hem gündüz hem gece çalışmaktan yoruldum , zor geldi'' diyeni de olmuş .. başka iş bulup ayrılanlarda .. Bir kaç gün çalışıp ''bize önerdiğin maaş az , biz işi öğrendik maaşımızı artır yoksa kimliğini ifşa ederiz'' gibisinden tehditler savuranıda ..

''En nihayetinde ben bu camiaya kapılarımı açtığım için çok pişmanlıklar hissettim .. sayısız trans , eşcinsel , travestiye Atölyenin son 1-2 senesinde kapılarını açtım'' diyordu .. tabi tek işletmesi burası değil .. birkaç farklı bölgede işletmesi olduğundan bahsediyordu .. ''Sonucta tekstil nankör bir meslektir .. ödemeler gecikmeye başladığında batağa sürüklenirsin'' dedi .. Atölyeyi kapattığında bir süre vicdan azabı duysada yaşattıklarınıda unutamıyor .. Tekrar imkanınız olsa diye sorduğumda .. tekrar bu tarz bireylerin sosyal hayatlarında itilip kakılmasından rahatsızlık hissettiği için çağırabilirim diyordu .. ''lakin bu sefer seçiciliğinde ne kadar daha da titiz davranabileceğimi bilmiyorum diyordu ..

Yani hayatlar zor , yaşam zor , ülkemizde kadın olabilmek dışlanmış evde ırgat gibi çalışmaya itilerek zorbalanan birey olmaktan öteye geçemezken .. Kaldı ki trans , travesti , sidi .. her ne derseniz deyim içimde aslında bir kadınım diyebilmek .. bu hayatın istemediğimiz , ötelediğimiz veya görmezden gelmeye çabaladığımız hiç bir topluluk tarafından benimsenemeyen gerçekleri işte .. ve yinede hepimizin mutlu olabileceği bir geeceğin özlemi ..

Derya Deniss

çok inceden okuyacağım ve yorumlayacağım aceleye gelmez değerli ve önemli bir konu .
 :alkış

Neresinden yakalasam bilemedim Buse ???
İşveren iyi niyeti ile toplumun en zayıf halkası olan özellikle kadınlara ve daha zayıf halkası olan gök kuşağı bireylerine kapı aralamış, elleri ekmek tutsun istemiş. Çalışma ortamında ise onları kendileri olabilecekleri hususunda serbest bırakmış. Takdire şayan eylemler bunlar. Ama ...
Ama-sı var !!!

Bizler genelde toplumun arzu edilen bilinç seviyesine ulaşmadığından dem vurur, şikayet ederiz. Genel toplum tarafından dışlandığımızı, ötekileştirildiğimizi var sayarız. Haklı sebeplerimiz de yok sayılamaz.  Bizler toplumun ötekileri değilde toplumun bir parçası, ta kendisi olduğumuzu da söyleriz.  Bu durumda şunu sorabiliriz: Toplumu oluşturan tüm katmanların içinde ki LGBT bireyi arzu edilen bilinç seviyesine ulaşmış-mıdır ? Bunun da nedenleri vardır, yok sayılamaz.

"Yokluk asaleti bozar "
Böyle der büyüklerimiz

Genç öğrenci tayfasına baktığımızda şunu göreceksiniz; Üniversite okuyor ve bir taraftan da tedavisini sürdürüyor. Hızlı bir yarış var ve zamana karşı yapılıyor bu. Okul bitecek diyor. Ya uyumlama ameliyatları ? Bu nasıl olacak ? Pembe kimliğim olmadan nasıl iş bulurum, diyor. Bu halimle ayakta duramam diyor.
İki yolu var;
Hızlıca fuhuşa yönelmek
Daha hızlıca fuhuşa yönelmek ...

Oysa tedavi sürecinde olan bu trans gençlere kurumsal destek, devlet desteği verilebilir di değil mi ? Diğerleri mi ? Tekstilde çalışanlar onların yani gençlerin büyümüş halidir. Sizce şehvet tuzağına mı yoksa ekmek derdine mi düşmüşlerdir ? Her biri ile tek tek konuşmak lazım çalışanların. Ve sormak !
Hey dostum senin derdin ne he ?

Bugün her günden daha fazla umutlarımızı yüceltme zamanıdır. Her şeye rağmen ...
Teşekkürler Buse
Bir Yanım Mavi Yosun Çalkalanır Sularda

Nesly Su

Neler gördük, neler yaşadık Buse...
Bu, sosyal medya denen illet çoğu zaman hem insanların güvenliğini hem de duygusal sınırlarını tehdit edebiliyor. Senin bu konuda sınır koyman ve insanlarla derin, saygılı bağlar kurmaya çalışmanı her zaman takdir etmişimdir.

Okuduklarımdan yola çıkacak olursam,
"İyilikle başlayan" ama farklı yönlere sapan hikayeler barındırıyor paylaşımın. Özellikle işverenin samimiyetinden emin olamama, bir taraftan umut verirken öte yandan temkinli olmayı da zorunlu kılıyor.

İstismar riski ve sosyal zorluklar var evet bir de. Birçok insan sırf hayatta kalabilmek için istemedikleri işlere ya da ilişkilere mecbur bırakılıyor. Bu da onların hayatlarını daha kırılgan hale getiriyor. Onu anlayacak çok az insan var bu ilkede maalesef. "İyilik yapmak" isteyen birinin hem sistemin yükünü taşıması, hem de kötüye kullanımla karşılaşması çelişkili bir gerçeklik olarak karşımıza çıkıyor. "Patronlar kalleş, işçiler kardeş" durumu aslında.

Toplumun hala 'ötekileştirdiği' çokça insanın bir bakıma varoluş mücadelesi bu. Senin de dediğin gibi, "bir kadınım diyebilmek", sadece cinsiyetle ilgili değil; görünürlük, kabul, yaşama hakkı ile doğrudan ilişkili bir mücadelemizdir.

Merkeze gelecek olursam, işte orada da "sen ben o biz siz onlar var" yaşayabildiklerimiz ile hikayeselleştiriyoruz tüm hayatımızı. Öyle ya da böyle tabiri caiz ise yuvarlanıp gidiyoruz.


Hızlı Yanıt

Not: Bu ileti bir moderatör tarafından onaylanmadan görüntülenmeyecektir.

Adı:
E-Posta:
kısayollar: göndermek için alt+s veya önizleme yapmak için alt+p'ye basın