Aç hadi filmi, tekrar izleyelim.

Başlatan ışık işçisi, 27 Mar, 2025, 04:38 Ö.S

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

ışık işçisi

BIR TRANSLA EVLI OLMAK..

Zannettiğim zamanlar..

Tam ortadan ikiye ayrılmak ama düşmeden iki taraflı yaşamak..
Duvarı yıkan gamı ve nemi aramak..
Çürük çiçeği budamak,
Gömleği ayağına giyip, boynuna bağlamak, yağlı urgan varmış gibi ölüme hirildamak,
Çeşitli nağmeler yakmak kendi kendine, örneğin,
İçimi dışıma geçirdin be güzelim,
Ah ah, içimde kaç tane ben varsa rezil oldum hepsine ,
Hangisiyle konuşsam, seni gammazliyorlar bana..
Yüzüme bakınca utaniyormuyum ne ?
Yok, yok, yürümez bu ayaklarım artık,
Hiç bilmediğim yerden çıktı gene en kazık sorular..
Bitsin, biteyim, bitmeli...
ZANNETTIM..

ZANNIMIN AZ SONRASI,

Yıllarımızı ayikliyorum,
Oynadığımız roller kağıtta kalıyor,
Çektiğimiz sahneler, masada parça pincik.
Sahneleri de ayikliyorum,
Kimisi dar acıda kalmış, kiminde ışık yetersiz,
Bazıları kadraj dışı, yarım kol, yarım ayak, hiç olmamış,
Bazı sahneler pornografik, bazı görüntüler akla zarar.
Külliyen garip bir film bu,
Makaslanacak çok yeri var da,
Karşımda GERİLİM, GERILIM, ben buyum diye haykirdigi sahne çok net.
Melodram, dram, lirik, epik, siyasi, toplumsal,
Neyse ne işte türü.
Özgürlük diye haykırana boynumuz kıldan ince ,
Kurgu da biraz değişiklik yapar seyrederiz be..

SUPTIL RABITA GUNCELERI..

Derin ikiz alev ilişkisi, ruhsal gelişimde bana  yol açar. İnancimi sorgulamama, yaşam amaçlarını irdelememe, gölge benligimdeki katı ego baskısını hissetmeme yol açar. Bu süreç daha özgün bir yaşam için bana sunulan bir fırsat. Bu yönde ilahi olan tüm yaratilmisliklara, tüm gerçek ve gercekliklere saygı duymayı öğreniyorum. Bu keşif süreci rahatsız edici. Cunku yıkıma uğruyorum, kirima uğruyorum. Ben, bendeki bütün ise yaramaz ogretilmislikleri yok ediyor, ozgur bırakmayı seçiyorum.
Farkettigim hayatları kabul edisle onurlandirmaya gönülluyum .
Kurgu da değişiklik yapıp seyrediyorum artık filmi..
Dedi ışık işçisi..

YING YANG CI GELDI

Oysa ki doğada ki hersey bir denge prensibi içindeydi...

Kadınsı, pasif, disil, soğuk, karanlık, bir o kadar da yaratıcı, sezgisel ve duygusal enerjide olan YING,

Eril, aktif, aydınlık, sıcak, bir o kadar da rekabetçi, kaotik, sonuca odaklı, sert olan YANG..

Kurduk mu dengeyi ablası?..
Hafifledik  mi kus gibi .

Eee noldu sonra ?

YING YANG CI  geldi dedim ya .

Aç hadi filmi, tekrar izleyelim.
Adı mı ne filmin?
AGARTHA  NIN  RAHIBELERI.

Son söz...
Kuşa da çok imrenme, çırpınıyor sonuçta.

Derya Deniss

Kalabalıkların içinde yaşar ama dünyadan bir haberdir. Ben merkezli küçük ve zavallı dünyasında takındığı tek etiketi vardır.
Mütehayyir...
Bir o kadar da zavallıdır ki nokta iken virgül olur, aydınlığa yol aldığını zanneder de ağaç gibidir. Köklerini bir o kadar karanlığa salar. Büyüyen gövdesine bakar, kökünü bilmez. Kim-di O ?
Kendini fazla gören, büyük, noksan-lı mütehayyir ... ::(

Bazı insanlar bu dünyayı aşarlar. Fiziki olarak da aşarlar. Onlara neden niçin diye sorulamaz, sorulmaz.
Işığın katettiği yol bir nefeste fersah fersah evren, Bizim ki öbür mahalle ...
tuhaf olan şu; Çatı nasılsa aynı çatı ...
Bir Yanım Mavi Yosun Çalkalanır Sularda

Nesly Su

"Kurgu da değişiklik yapıp seyrediyorum artık filmi..." demişsiniz ya... işte önemli olan nokta asıl buydu. Çünkü bu hayat bazen bizim yazmadığımız bir senaryoyla oynanıyor gibi geliyor, ama fark ettiğimiz anda yönetmen koltuğuna oturmak da bizim elimizde. O yüzden her yıkım, biraz da inşa için bir fırsat gibi.

Siz anlatmışsınız; biz şimdi filmi başa sarıp izliyoruz, ama bu kez bilinçlice.