Yanıt gönder

Not: Bu ileti bir moderatör tarafından onaylanmadan görüntülenmeyecektir.
Ekler ve diğer seçenekler
kısayollar: göndermek için alt+s veya önizleme yapmak için alt+p'ye basın

Konu Özeti

Gönderen Nesly Su
 -  07 Mar, 2026, 09:58 Ö.S
İşi artık "dağlara vurdum kendimi" boyutuna getirdik ise vay halimize. Resmen ve fiilen "duman olmuşuz biz ağlayanımız yok" demektir. :) 
Bu saatten sonra ne diyelim, akıl ve mantık bir yere kadar. Kendimizi fazla kasmadan, yaşamdan payımıza düşeni almaya gayret edelim. Dağlara vurma tezinden de vazgeçelim artık, dostlarım.
Zaman kısıtlı, vakit geç, yapılacak iş ise çok :?
...
..
.
Şarkısı falan var mı? bilemiyorum ama bu saatte iyi gider diye düşündüm.
...
..
.

...
..
.
Gönderen Derya Deniss
 -  02 Mar, 2026, 10:25 Ö.S
Yeni yılın yeni güzelleri. Yeniliğe açık yeni şekerler, selamlar, hoş geldiniz...

Bu akşam kafa kırmaca yok  :sırıt:

Yeni yıl uğuruyla güzelliği ile gelsin hepimize. Gönlümüzce olsun yaşam dileğimdir...

Ne istiyorsanız o olsun.

Yalnız dikkat edin, dilekler hakkaniyetli, gerçekleşenler adil olsun. Bilirsin ki bir başka yaşamların üzerine inşaat yapılmaz, kaçak yapıya izin verilmez, burnunuzdan fitil fitil gelir. Şişeden çıkan cin-den akıllı tercihlerle dilekler yapın. Diyom yani nacizane  :şaşkın:


Seviliyorsunuz bunu bilin...

Bak arkadan biri soruyor şarkısı var mı bunun ?

Var ulan var  :canımsın:

Dağlar bizimdir


 :vay
Gönderen Nesly Su
 -  23 Ara, 2025, 06:06 Ö.S
Alıntı yapılan: Derya Deniss -  12 Ara, 2025, 08:42 Ö.SDedem Korkut geldi,
Soy soyladı boy boyladı.
De bakalım ne söyledi  :?

Medyada hamfendinin biri benzer şekilde kafa kırmacalı bir konuya girmiş. Aman kızlar demiş, bakalım ne demiş ?

Bu eki görüntüleyemezsiniz.

Evvveett arkadaşlar bu akşam  ki konumuz; iki dirhem bir çekirdek giyim kuşamlarıyla, atın götüyle ikiz kardeş olan dudakları, küçük, kalkık Maykılımsı burunları, Amazon ormanlarına rakip kaşları, yatağa girerken, sabah uyanırken bol makyajlı suratları,  kuaförden yeni çıkmış saçları ile evin içinde giyilen yüksek topuklu ayakkabı sorunsalı.
    Hangi kanalı açarsanız açın, karşınıza çıkan bütün Türk dizilerinden odamıza doluşan manzaralar bunlar. Yönetmenlere soruyorum;
-abicim siz neyin kafasını yaşıyorsunuz?
Hangi ülkede yaşadığınızı unuttuysanız durun biraz hatırlatayım size!
      Türk kadını dediğin, yüksek topuklu ayakkabıyı evinde değil düğünden düğüne, bi eğlenceye giderken giyinir. Kaldı ki yanlarına aldıkları poşetin içine  babet ya da spor ayakkabısı atar. Yorulunca ayaklarını dinlendirmek için. Yaaaaa🫤
Evin içinde ayaklarında terlik/patik, ya bol paçalı pijama ya da çamaşır  suyuyla yer yer ağarmış gri eşofmanıyla, saç baş  dağınık vaziyette, kocasının istediği karnı yarığı yapmak için kızarttığı patlıcan lardan dolayı üstü başı leş gibi yağ kokan, bir odadan diğerine elinde toz beziyle fink atan bir canlı türüdür.
    Şimdi hal böyleyken  ekranlardaki  sexy, güzel avratları görünce ister istemez boğazımıza bi şey düğümleniyor, kendimizi bi kötü hissediyoruz. Jennifer Lopez bacımızın ki gibi bi götümüz, incecik belimiz, dümdüz karnımız, sütun gibi bacaklarımız olmadığı için türlü dertlere gark olup, "ulan bunlar kadınsa, ben neyim" deyip dişiliğimizi sorguluyoruz.
    Psikolojimizin ayarlarıyla oynamaya, bizi üzmeye,  öz güvenimizi yerle bir etmeye ne hakkınız var lan! Bir cinsin üzerine  bu kadar yük  bindirilir mi? Vitrin mankeni değiliz biz. Çekin artık ellerinizi bedenimizden! Yaşasın sarkmış memelerimiz, dağılmış göbeğimiz, yayılmış götümüzle var olmanın muhteşem hafifliği ✌️✌️
    Bakın arkadaşlar bu işin mağduru bir tek biz kadınlar değil erkekler de nasiplerini alıyor. Allahtan evli olanlar işin gerçek yüzüne idmanlı oldukları için ekranlarda gördükleri  dişilere bakıp en fazla "ah ulan Rıza, yaktın bizi" diye hafiften yana dönüp, karısına çaktırmadan iç geçiriyordur. Ama bekarlar öyle mi? Ölümüne hayal kuruyorlar. Harika vücutları, sexy iç çamaşırlarıyla karşısına dikilmiş bir kadınla muhteşem bir cinsellik yaşayacaklarının hayalini. Sonra bu düşünceye kendini öyle bir kaptırıyor ki kalbi mutluluktan kanat takıp pır pır uçuşan kelebekler misali binbir hevesle karşı cinsin ayaklarına kapanıp;
- evlen benle noooluuur, nooooluuuurrr benimle evlen
diye böğürüyor.
E sonra ne mi oluyor? Bıngıl bıngıl her yerinden et taşan hatunu,  üstünde atlet, altında çiçekli basmadan paçalı donuyla karşısında beliriveriyor 😲
Noldu anacım hayallerin Titanic olup battı mı? Kafanda kurguladığın  çakma kadınla orijinali taban tabana zıt düştü değil mi? Kendini kandırılmış, aldatılmış hissettiğin an. İçinde bir yerlerde "Allahım neydi günahım, ben nerde nerde yanlış yaptım " diye İbrahim Tatlıses avaz avaz feryat eder. İsyanın kime leyn çömez! Pazarda satılan o paçalı donları gördüğün vakit "bunları kim giyiyor?" diye hiç düşünemedin mi kereviz😬
    Şimdi bu hayal kırıklığına uğramış meczup, kırılan kalbini tamir etmek için kadının üzerinde ince ayarlar yapmaya yeltenir. Bu bir tuzaktır, sakın düşmeyin kızlar!
Senden, en azından gece yatağa girmeden önce altına tanga, üstüne ince askılı, kırmızı satenden, kısacık kombinezon giyinmen talebinde bulunur. Hoooşşşştttt!
Sırf senin vücudunda daha fazla testosteron salgılansın diye götümüz başımız donsun, romatizma olalım öyle mi! Sadece kendi serçeni havalandırmaya odaklanacağına, önce bizim libidomuzu kaldır.  Şöyle bir güzel şahlanalım ki olaya Fransız kalmayalım dimi?
Yunan tanrısı heykelleri misali dümdüz karın, taş gibi popo,kılsız tüysüz pırıl pırıl bronz teninle deri kostümleri giyip hele bi dikil karşımıza da biz de canımız isterse bi numaralar döndürürüz icabında.  Kendilerine bakmazlar, bize gelince burun kıvırıp,  Slav kadınlarına ağızlarının sularını akıtırlar, karanlıkta dahi kıpırdanan bişey e hiç düşünmeden hevesle koşarlar.
Kutubumun d/ayıları sizi😤
  Bakın görüyorsunuz işte, yazıya sakin sakin başladım, sonuna doğru sinirlerim nasıl zıpladı yine🤒
Hem cinslerime söylüyorum;
Sevginin zerresini barındırmayanlara yüreğinizin kapılarını sonuna kadar açıp,  anahtarını avucunun içine bırakmayın! Seni olduğun gibi kabul etmeyip, içine sindirmeyen erkeklerin sırf kendi cinsel arzularını tatmin etmesi için kafasındaki şablonlara sizi sokmasına izin vermeyin. Vücudunuzla barışık olun. Sistemin ( kozmetik, moda, plastik cerrahi) sana dayattığını ret edin. Yapacaksanız bile sadece karşı cinse beğendirmek için değil kendinizi daha iyi hissedeceğinize inanıyorsanız yapın. İnce dudaklarımız, kemerli burunlarımız, küçük memelerimiz, hafif göbeğimizle sürekli gözümüzün içine sokulan "Victoria Secret top modellerinden" daha güzeliz unutmayın. Fabrikadan seri imalat yapılıp, piyasaya sürülen mal misali birbirimizin aynısı/kopyası değil çeşit çeşit, renk renk, desen desen olduğumuzda daha özgür,  daha kadın kadın, daha "kendimiz" oluruz.❤️

Kafa kırma sırası sizde.  :sırıt:
Yayınımız müziksiz idi :)
Hadi şerefe

Bu eki görüntüleyemezsiniz.
:vay

...
..
.
Biz iki dirhem bir çekirdek değiliz iki terlik bir patik ekolüyüz :sırıt:
Bu arada, bana göre gerçek kadın sabah makyajsız uyanır, akşam özgüvenle yatar,
aksini inkar eden ile bir kapışırız kuytu köşede  :)
Gönderen inci
 -  20 Ara, 2025, 01:02 Ö.S
hııhhhhh kimseye bırakmam  :)
Gönderen Nadia
 -  20 Ara, 2025, 10:59 Ö.Ö
E o halde 2025 Sherasu'nun en rüküşü olmaya adayım :)

Başka ''en ... '' adayları var mı acaba ?

Gönderen ışık işçisi
 -  19 Ara, 2025, 09:20 Ö.S
Alıntı yapılan: Nadia -  13 Ara, 2025, 09:49 Ö.SOkudukça güldüm , güldükçe daha okumak istedim.
Bu sıkıcı günlerde çok iyi geldi bu yazı bana :) Teşekkür ederim.
Pek senin tarzın olmasa da sevdim doğrusu @Derya Deniss
Ben de 90 60 90 olmak isterdim ama gerçek olan iki ayaklı iki kollu varile benziyorum :)
Bu yaşta zor olsa da fotoğraflarda göbeği çekmeden kareler güzel çıksın ve giydiğim yakışsın diye son aylarda düzenli spor yapıyorum.
Sonuç mu ? En azından enlemesine gelişme durdu :)
Ha bunu kim için yapıyorum ? Sadece aynada gördüğüm kadını daha güzel görmek için.
Sonuçta idealimdeki kadını yaratıyorum sadece.
 :üfle



Sevgili nadia,varil böyle birsey değil..
Siyah badysini,siyah file çorapla ( ki alakasiz),birlestirene,
Yetmezmiş gibi vintage babet giyene,
Herkesin giydiği jeans ile bagdastirana,
Beyaz kol saati ile olayı patlatana,
Çok iyi olmuş ablasi diyoruz..

Bunlara bakarken,göbek miii
Görmüyoruz ki..
Gönderen Derya Deniss
 -  19 Ara, 2025, 09:13 Ö.S
Sahne ışıkları başkadır. Şov dünyasıdır. Bir mankenin ki işçidir kendisi podyumda, ev ve sokak dünyası başkadır. Sokağa nike ayakkabıları ile katılır. Kıçında döküntü bir kargo pantolon ile çıkar, üstüne uzatmalı hırkasını giyer. Manken ya öyledir podyum ile sokaklar arasında ki fark, bilir bunu. Ağır makyajdan da kurtulmuş ve hür bir kadın olmuştur. İş podyumda kaldı ev hali başka işte. Buraya dokunmak istedik sadece...

Kıçımız başımız göbişimiz varsın otobüs şöförü gibi olsun ne var bunda. Doğallığımız her zaman filmlerdeki, dizilerde ki poyumlardakine benzemez, noo'lmuş yani  :sırıt: ... herkes cenıfır lopez / bred pid olmaz olamaz. İntihar sebebi değil bu. Bu özgüven ve kendinle barışık olma halidir.

Sevgi ile canlar,
Hem her alemde  :canımsın:

 :vay
Gönderen ışık işçisi
 -  19 Ara, 2025, 09:00 Ö.S
Nerden başlayıp yazsam bilemedim .
Sadece kabul meselesi bence.
Kabul etmediğin hersey,olmadığın şeye özlem duymak aslında.
Ben mesela istemezmiydim, 170 cm olsun boyum.
Istemezmiydim, bel olsun 60 cm,
Istemezmiydim, aileden miras burnum okka gibi olsun..
Ellerim mesela ,daha küçük olsun,
Ayaklarım minnacık olsun,
Istermiydim, proporsiyon mükemmel bir aski olsun..
Yok istemezdim.
Bu haliyle seviyorum Gülay i.
160 cm boyuyla,
Büyük genetik burnuyla,
Menapozdan sonra ,her kadında olduğu gibi 1 numara büyüyen ayaklarıyla.
Sabahları tepede topladığı dipleri çıkmış sari saçlarıyla..

O ,düzgün hatunlar yok aslında.
Onlar ,arada gözüküyorlar.
Herkesin yaratimi başka başka..
O güzel hatunlar,Beyaz atlara binip gittiler..

Kadin ne zamana kadar, göze ikram mezesi olucak, oda ayrı konu.

Olduğun hal,kadinligindir.
Olduğun halin adamligindir.

Örneğin, benim hiç jartiyerim olmadı.
Kimse de sormadı..

Şekil ararken, kendi şeklimizi inkar etmeyelim olur mu..

Yok o hatunlar.
Beyaz atlara binip masallara gittiler.
Gönderen Nadia
 -  13 Ara, 2025, 09:49 Ö.S
Okudukça güldüm , güldükçe daha okumak istedim.
Bu sıkıcı günlerde çok iyi geldi bu yazı bana :) Teşekkür ederim.
Pek senin tarzın olmasa da sevdim doğrusu @Derya Deniss
Ben de 90 60 90 olmak isterdim ama gerçek olan iki ayaklı iki kollu varile benziyorum :)
Bu yaşta zor olsa da fotoğraflarda göbeği çekmeden kareler güzel çıksın ve giydiğim yakışsın diye son aylarda düzenli spor yapıyorum.
Sonuç mu ? En azından enlemesine gelişme durdu :)
Ha bunu kim için yapıyorum ? Sadece aynada gördüğüm kadını daha güzel görmek için.
Sonuçta idealimdeki kadını yaratıyorum sadece.
 :üfle


Gönderen Derya Deniss
 -  12 Ara, 2025, 08:42 Ö.S
Dedem Korkut geldi,
Soy soyladı boy boyladı.
De bakalım ne söyledi  :?

Medyada hamfendinin biri benzer şekilde kafa kırmacalı bir konuya girmiş. Aman kızlar demiş, bakalım ne demiş ?

Bu eki görüntüleyemezsiniz.

Evvveett arkadaşlar bu akşam  ki konumuz; iki dirhem bir çekirdek giyim kuşamlarıyla, atın götüyle ikiz kardeş olan dudakları, küçük, kalkık Maykılımsı burunları, Amazon ormanlarına rakip kaşları, yatağa girerken, sabah uyanırken bol makyajlı suratları,  kuaförden yeni çıkmış saçları ile evin içinde giyilen yüksek topuklu ayakkabı sorunsalı.
    Hangi kanalı açarsanız açın, karşınıza çıkan bütün Türk dizilerinden odamıza doluşan manzaralar bunlar. Yönetmenlere soruyorum;
-abicim siz neyin kafasını yaşıyorsunuz?
Hangi ülkede yaşadığınızı unuttuysanız durun biraz hatırlatayım size!
      Türk kadını dediğin, yüksek topuklu ayakkabıyı evinde değil düğünden düğüne, bi eğlenceye giderken giyinir. Kaldı ki yanlarına aldıkları poşetin içine  babet ya da spor ayakkabısı atar. Yorulunca ayaklarını dinlendirmek için. Yaaaaa🫤
Evin içinde ayaklarında terlik/patik, ya bol paçalı pijama ya da çamaşır  suyuyla yer yer ağarmış gri eşofmanıyla, saç baş  dağınık vaziyette, kocasının istediği karnı yarığı yapmak için kızarttığı patlıcan lardan dolayı üstü başı leş gibi yağ kokan, bir odadan diğerine elinde toz beziyle fink atan bir canlı türüdür.
    Şimdi hal böyleyken  ekranlardaki  sexy, güzel avratları görünce ister istemez boğazımıza bi şey düğümleniyor, kendimizi bi kötü hissediyoruz. Jennifer Lopez bacımızın ki gibi bi götümüz, incecik belimiz, dümdüz karnımız, sütun gibi bacaklarımız olmadığı için türlü dertlere gark olup, "ulan bunlar kadınsa, ben neyim" deyip dişiliğimizi sorguluyoruz.
    Psikolojimizin ayarlarıyla oynamaya, bizi üzmeye,  öz güvenimizi yerle bir etmeye ne hakkınız var lan! Bir cinsin üzerine  bu kadar yük  bindirilir mi? Vitrin mankeni değiliz biz. Çekin artık ellerinizi bedenimizden! Yaşasın sarkmış memelerimiz, dağılmış göbeğimiz, yayılmış götümüzle var olmanın muhteşem hafifliği ✌️✌️
    Bakın arkadaşlar bu işin mağduru bir tek biz kadınlar değil erkekler de nasiplerini alıyor. Allahtan evli olanlar işin gerçek yüzüne idmanlı oldukları için ekranlarda gördükleri  dişilere bakıp en fazla "ah ulan Rıza, yaktın bizi" diye hafiften yana dönüp, karısına çaktırmadan iç geçiriyordur. Ama bekarlar öyle mi? Ölümüne hayal kuruyorlar. Harika vücutları, sexy iç çamaşırlarıyla karşısına dikilmiş bir kadınla muhteşem bir cinsellik yaşayacaklarının hayalini. Sonra bu düşünceye kendini öyle bir kaptırıyor ki kalbi mutluluktan kanat takıp pır pır uçuşan kelebekler misali binbir hevesle karşı cinsin ayaklarına kapanıp;
- evlen benle noooluuur, nooooluuuurrr benimle evlen
diye böğürüyor.
E sonra ne mi oluyor? Bıngıl bıngıl her yerinden et taşan hatunu,  üstünde atlet, altında çiçekli basmadan paçalı donuyla karşısında beliriveriyor 😲
Noldu anacım hayallerin Titanic olup battı mı? Kafanda kurguladığın  çakma kadınla orijinali taban tabana zıt düştü değil mi? Kendini kandırılmış, aldatılmış hissettiğin an. İçinde bir yerlerde "Allahım neydi günahım, ben nerde nerde yanlış yaptım " diye İbrahim Tatlıses avaz avaz feryat eder. İsyanın kime leyn çömez! Pazarda satılan o paçalı donları gördüğün vakit "bunları kim giyiyor?" diye hiç düşünemedin mi kereviz😬
    Şimdi bu hayal kırıklığına uğramış meczup, kırılan kalbini tamir etmek için kadının üzerinde ince ayarlar yapmaya yeltenir. Bu bir tuzaktır, sakın düşmeyin kızlar!
Senden, en azından gece yatağa girmeden önce altına tanga, üstüne ince askılı, kırmızı satenden, kısacık kombinezon giyinmen talebinde bulunur. Hoooşşşştttt!
Sırf senin vücudunda daha fazla testosteron salgılansın diye götümüz başımız donsun, romatizma olalım öyle mi! Sadece kendi serçeni havalandırmaya odaklanacağına, önce bizim libidomuzu kaldır.  Şöyle bir güzel şahlanalım ki olaya Fransız kalmayalım dimi?
Yunan tanrısı heykelleri misali dümdüz karın, taş gibi popo,kılsız tüysüz pırıl pırıl bronz teninle deri kostümleri giyip hele bi dikil karşımıza da biz de canımız isterse bi numaralar döndürürüz icabında.  Kendilerine bakmazlar, bize gelince burun kıvırıp,  Slav kadınlarına ağızlarının sularını akıtırlar, karanlıkta dahi kıpırdanan bişey e hiç düşünmeden hevesle koşarlar.
Kutubumun d/ayıları sizi😤
  Bakın görüyorsunuz işte, yazıya sakin sakin başladım, sonuna doğru sinirlerim nasıl zıpladı yine🤒
Hem cinslerime söylüyorum;
Sevginin zerresini barındırmayanlara yüreğinizin kapılarını sonuna kadar açıp,  anahtarını avucunun içine bırakmayın! Seni olduğun gibi kabul etmeyip, içine sindirmeyen erkeklerin sırf kendi cinsel arzularını tatmin etmesi için kafasındaki şablonlara sizi sokmasına izin vermeyin. Vücudunuzla barışık olun. Sistemin ( kozmetik, moda, plastik cerrahi) sana dayattığını ret edin. Yapacaksanız bile sadece karşı cinse beğendirmek için değil kendinizi daha iyi hissedeceğinize inanıyorsanız yapın. İnce dudaklarımız, kemerli burunlarımız, küçük memelerimiz, hafif göbeğimizle sürekli gözümüzün içine sokulan "Victoria Secret top modellerinden" daha güzeliz unutmayın. Fabrikadan seri imalat yapılıp, piyasaya sürülen mal misali birbirimizin aynısı/kopyası değil çeşit çeşit, renk renk, desen desen olduğumuzda daha özgür,  daha kadın kadın, daha "kendimiz" oluruz.❤️

Kafa kırma sırası sizde.  :sırıt:
Yayınımız müziksiz idi :)
Hadi şerefe

Bu eki görüntüleyemezsiniz.
:vay
Gönderen Derya Deniss
 -  28 Ksm, 2025, 12:56 Ö.Ö
Arap cd ye ne denir ? LCD
Şaka mı bu ve saçma...

sen neden cd midi trans yazmıyorsun ? Nesini yazayım ? ben master yaptım, sen de yap... ben geçtim, sen de geç. ben pek oralı değilim. luzum ederse yazarım.

ben sosyal ilişkilere takmışım, çıkamam oradan kolay kolay.

ben ziyan ilişkilere takmışım, kalmışım orda. sorarım neden ? ulan nasıl kıydınız derim. ulan nasıl harcadınız derim. birbirinizi derim, sorarım...

Ben çok hayvan gördüm. ben barbar da gördüm. ben hem hayvanoğlu hayvan hem de barbar çok az insan gördüm. ben hem mazo hem sado hemde barbar çok az insan gördüm. yalandı, görmedim...

ben olsa olsa kocaman bir yalancıyım. böyle birşeyi görebilmek mümkün mü ?

pek çok konuda can yakanları görmüşsünüzdür. Yok görmedim deme okuyan canına okurum ... barbar gördü isen haberim olsun. O tanımlanamayan cisimdir.

Şarkısı var mı sorma. Korku filmimi çeviriyos nan...
Yok

ben çok korkuyom ya !!!

 :ateş
Gönderen Derya Deniss
 -  25 Ksm, 2025, 07:43 Ö.S
Kalemle sohbetler, kendinle sohbet, kafa kırmacalı olmalıydı. Öyle de oldu...

Bu bölüm kelime bükücülerin santranç alanıdır. Hayıflanmanın, neşenin ve sevincin ve hatta paranormalin, ironinin kırıldığı yerdir. Yer değiştirirken kelimeler, zaman bile bükülür, anlam anlamsızlaşırken, niyet mana kazanır.

Niyet, paylaşırken mevzuyu iyice karıştırmaktır. Okuyan anlayamazsa keyfi orada çıkar. Anlatmadan konuşmak yazıya esastır. Adı üzerinde, ne diyor bu, anlamadım !!! Anlama diye yazılır kafa kıran mevzular...

Ece Ayhan olaydı buraya koyardı, şiirini.

1. Şiirimiz karadır abiler

Kendi kendine çalan bir davul zurna
Sesini duyunca kendi kendine güreşmeye başlayan
Taşınır mal helalarında kara kamunun
Şeye dar pantolonlu kostak delikanlıların şiiridir

Aşk örgütlenmektir bir düşünün abiler

2. Şiirimiz her işi yapar abiler

Valde Atik'te Eski Şair Çıkmazı'nda oturur
Saçları bir sözle örülür bir sözle çözülür
Kötü caddeye düşmüş bir tazenin yakın mezarlıkta
Saatlerini çıkarmış yedi dala gerilmesinin şiiridir

Dirim kısa ölüm uzundur cehennette herhal abiler

3. Şiirimiz gül kurutur abiler

Dönüşmeye başlamış Beşiktaşlı kuşçu bir babanın
Taşınmaz kum taşır mavnalarla Karabiga'ya kaçan
Gamze şeyli pek hoş benli son oğlunu
Suriye hamamında sabuna boğmasının şiiridir

Oğullar oğulluktan sessizce çekilmesini bilmelidir abiler

4. Şiirimiz erkek emzirir abiler

İlerde kim bilir göz okullarına gitmek ister
Yanık karamelalar satar aşağısı kesik kör bir çocuğun
Kinleri henüz tüfek biçimini bulamamış olmakla
Tabanlarına tükürerek atışı yapmasının şiiridir

Böylesi haftalık resimler görür ve bacaklanır abiler

5. Şiirimiz mor külhanidir abiler

Topağacından aparthanlarda odası bulunamaz
Yarısı silinmiş bir ejderhanın düzüşüm üzre eylemde
Kiralık bir kentin giriş kapılarına kara kireçle
Şairlerin ümüğüne çökerken işaretlenmesinin şiiridir.

Ayıptır söylemesi vakitsiz Üsküdarlıyız abiler

Yanisi kafa kırmak böyle bişey olsa gerek. Kalabalıkların içinde çekilen yalnızlığa meydan okumaktır. Konuşur konuşur da yine anlaşılmazsın değil mi ? Maksat yalnız kalmak mıdır, abiler ?

Bilemedin yok dersen, maksat zamana meydan okumaktır derim. Söz uçar yazı, gökkubbede sonsuz salınır, titreşir be abiler. Kafa kırmak, kırılacak kafa var ise rezonansa girmektir, ablalar...

Lafın kısası makbuldür derler. Aynı frekansta olduğumuza inanayım mı ?!? ... Şarkısı var mıdır ? Netice de yola çıkmış arıyorum...


 :vay



Gönderen Nesly Su
 -  25 Ksm, 2025, 05:44 Ö.S
Her şeyi okumaya özen gösteriyorum lakin, bu zaman denen oluşum elimi kolumu bağlıyor.
Günümüz şartlarında, zamanın hızına yetişmeye çalışırken insan,
bazen kendi yüreğinin geride kaldığını fark ediyor. Oysa içimde bir ses,
bütün bu koşuşturmanın ortasında usulca Şebnem Ferah gibi
"Zaman, ağır ol... Henüz erken demek için güle güle...." demek geçiyor.
Belki de böylesi vedaların ya da ayrılıkların aceleye gelmemesi gerektiğinden,
belki de bazı gidişlerin insanın kendi içinde bıraktığı gölgelerin kolay kolay silinmediğinden...
Ahhh... be işte kırılma noktam da tam burada başlıyor.
Bu yüzden sana "güle güle" derken bile her kelimem titremişti,
Çünkü anladım ve bildim ki erken söylenen her veda,
ben de yani içimde uzun bir yara bıraktı.
Ve zaman, o yaranın içinden geçerek ağır ağır ilerledi,
Kabuk kabuk üstüne bağlandı da iyileşmedi bir türlü.
Sanki biraz daha anlayabilmek için beni yavaşlamaya razı olsan ne var?
Şu hayat denen koşturmacada kendime, kendimize vakit mi ayırsak artık.
Geç kalıyoruz en çok da kendimize.
Maksat "Muhabbet ve kafa kırmacalı" ya hani, bunları düşündüm kendimce.
Ve dedim ki,
Artık yaş kemale eriyor...
...
..
.
...
..
.

Gönderen Derya Deniss
 -  20 Ksm, 2025, 10:01 Ö.S
Öfkemi yüceltmek ellerimde
Yinede birazcık umut var yüregimde

Sesleri duydum hepsi aklımda
Çünkü hepsi de benim hakkımda

Baktım, basından beri
Meşgule alamıyorum hislerimi
Kaçarken tutamıyorum dizlerimi
Geçmişten silemiyorum izlerimi
İzleri silsem gizleri bilsem sesleri sindirsem de
Hep ensemde hissetmek
Son nefesimi en basa dönsem de
içmişim bir kere pis suyunu
Seçilmişim bir kere bu pis oyuna
Kurallarına gore oynuyorum
Doymuyorum tadını aldıkça
Yerine gore birini üzmüşüm
Kimine gore yanlışını görmüşüm
Kimine gore ben olmuşum
Kimine gore hayatın özüymüşüm
bak bak bak...

bir de baktım ömrümün yarısında
ayaga kalktım bıraktım ardımda
kaf dağını...
yok bir iz arkamda
Ne ilk ne de son, pişmanlık yok...

Güzel şarkıdır, iyi bestedir.
Benziyor mu sana bana, anlatılanlar ?
Benziyor !!!
Zira sen sesleri duydun,

Sesleri duydun hepsi aklında
Çünkü hepsi de senin hakkında
dedin...


Ben sana şarkısı var mı sordum mu ?

Nan seni bu dünyadan ünlü çıkarmadan bırakırlar mı nan...


 :vay







Gönderen Derya Deniss
 -  18 Ksm, 2025, 09:46 Ö.S
Birisi vardı sabah akşam sosyal medya sayfasından ayrılmayan. Küçük bir ayakkabı mağazası vardı. Işık da bilir.

Sayfalarında sadece felsefe yapar, Aristo şunu, Nitsche bunu, Sokrates onu dermiş ya, paylaşır dururdu. İçe kapanık biriydi.

Dükkanına gidersen eğer ilgilenmez, gez gör beğen işte derdi. Alırsın yada almazsın, oralı olmazdı... Ben biraz yaklaştım da sordum;
Nasılsın, neler yapıyorsun dedim, anlattı;

Bir şeyler paylaşıyorum dedi, hem Aristo dan hem kendimden. Aristo şunu demiş diye paylaştığımda herkes ilgileniyor, bir sürü beğeni alıyorum dedi. Kendim bir söz yazarsam beğenilmiyor dedi. Alaaaa....

Sonra dedi, aklıma bir fikir geldi;
Benim sözlerimi Aristo demiş gibi sahtece yer değiştirdim, beğeni müthiş. Aristonun sözlerini de ben yazıyormuşum gibi yaptım. Beğenilmiyordu dedi.  :sırıt:

Bak bu iş bu mevcut toplumda böyle sonuçlanır dedim.
Anlamadım dedi...

Şimdi ben sana misal iyi insan olabilmenin özünü anlatırsam sıkılırsın. Belki hadi canım sen de dersin. Amma;
Peygamber efendimiz dedi ki dersem esas duruşa geçersin, anladın mı ?

Sen anladın mı ?  :?
Nitsche der ki alim-i kamil, kamil babildir. Bir düşün bunu okuyan.  :canımsın:


Şarkısı var mı bunun moruk ? Dur bakalım bi abla !  :şaşkın:

Bizim kafa yüksek biraz, üzgünüm. Ben böyleyim...


 :vay